AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Türkiye’nin geleceğine dair kritik mesajlar vererek, Hatay’ın yeniden inşa edilen güçlü iskeletinden yola çıkarak önemli değerlendirmelerde bulundu. Toplantıda Hatay’ın deprem sonrası dönüşümüne ilişkin konuştuğunda, “Şehrimizin yeniden doğuşu, Türkiye’nin güçlü iradesinin ve kararlılığının en çarpıcı kanıtlarından biridir” ifadelerini kullandı. Ayrıca, devletin güvenliğinin ve vatandaşlarının refahının önünde her zaman duracağını vurguladı.

Yayman, Hatay’ın sadece bir şehir olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin geleceğe dair vizyonunun bir parçası olduğunu belirterek, “Bu şehir, Türkiye’nin 2053’e uzanan hedeflerinin ilk adımıdır. Burada yapılan çalışmalar, sadece Hatay’ı değil, tüm Türkiye’yi daha güçlü ve dirençli kılacaktır” şeklinde konuştu. Ardından, muhalefet eleştirilerine sert bir şekilde yanıt verdi, onların “koltuk savaşı”na ve “mazbata arayışlarına” odaklandığını vurgulayarak, AK Parti’nin ise “Büyük Türkiye” vizyonuyla geleceğe yön verdiğini ifade etti. Bu yaklaşım, AK Parti’nin milliyetçi ve kalkınmacı ideallerinin bir yansıması olarak görüldü.

Yayman’ın açıklamaları, sadece Hatay’ın yeniden yapılanma sürecini değil, aynı zamanda Türkiye’nin geleceğiyle ilgili stratejik hedeflerini de ortaya koydu. Özellikle “Büyük Türkiye” hedefini ve yeni anayasa talebini vurgulayarak, Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada daha da güçlenmesi gerektiğini belirtti. “Sivil, demokratik ve Türkiye’ye yakışan bir anayasa” çağrısı, ülkenin geleceği için önemli bir kilometre taşı olarak kabul edildi. Anayasa talebinin, halkın iradesini ve Türkiye’nin geleceğe dair beklentilerini yansıttığına inancı taşıdığını ifade etti.

Son olarak, Yayman, 15 Temmuz darbe girişiminde ve sonrasında yaşanan hain saldırılara karşı devletin kararlılığını ve halkın iradesini bir kez daha vurguladı. FETÖ mensuplarının niyetlerinin ne kadar acımasız ve karanlık olursa olsun, milletin çelikten iradesi karşısında yıkılmayacağını ilan etti. 15 Temmuz’da yaşananlara atıfla, “Devletimiz asla ihaneti unutmaz” mesajını vererek, Türkiye’nin güvenliğinin ve istikrarının her zaman öncelik olduğunu vurguladı. Bu söylem, Türkiye’nin geçmişteki zorlukların üstesinden gelme kapasitesinin bir göstergesi olarak yorumlandı.