Türkiye, ağustosun ilk haftalarında beklenmedik bir sıcaklık dalgınıyla karşı karşıya kalacak. Meteoroloji uzmanları, ‘eyyam-ı bahur’ olarak bilinen bu dönemde, atmosferik koşulların normalden önemli ölçüde sıcaklığı artırabileceği konusunda uyarıyor. Bu durum, özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde 40 derece ve üzeri sıcaklıkların uzun süreli etkili olacağını gösteriyor. İstanbul gibi büyük şehirlerde ise yüksek nem seviyesi, sıcaklıkların hissedilen değerini katlayarak artıracak.

İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği alanındaki uzman Prof. Dr. Hüseyin Toros, bu tür sıcak hava olaylarının kesin tarihlerle sınırlı olmadığını, atmosferik tahmin modellerinin ağustosun ilk günlerinde ülkenin büyük bir bölümünde sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerine çıkabileceğini gösterdiğini belirtti. Geçen yıl yaşanan benzer sıcaklık rekorları, bu yıl benzer bir senaryonun yaşanma ihtimalini güçlendiriyor. Toros, sıcak hava dalgasının Arap Yarımadası’ndan doğudan batıya doğru ilerleyeceğini ve bölgeden bölgeye sıcaklık farklılıklarının yaşanacağını vurguladı.

Güneydoğu Anadolu’da sıcaklıkların 40 dereceyi aşması ve tüm Türkiye’de normalin üzerinde değerlere ulaşması beklentisi, ciddi riskleri beraberinde getiriyor. Özellikle hassas gruplar – yaşlılar, çocuklar, kronik hastalığı olanlar ve yalnız yaşayanlar – bu koşullarda sağanak sağlık sorunları yaşama riskiyle karşı karşıya kalabilir. Meteoroloji uzmanları, bireylerin su tüketimine dikkat etmesi, güneşten korunması ve aşırı fiziksel aktiviteyi sınırlaması konusunda önlemler almasını tavsiye ediyor.

Bu sıcaklık artışlarının, Türkiye'deki uzun dönemli iklim değişikliği eğilimleriyle uyumlu olduğu belirtiliyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün verileri, 1970-1980 döneminde ortalama sıcaklığın 12,7 derece olan Türkiye’nin, son yıllarda (2014-2025) bu değerin 14,4 dereceye yükseldiğini gösteriyor. Bu 1,7 derecelik artış, uzun dönemli bir ısınma trendinin işaretçisi olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, gelecekte benzer sıcak hava dalgalarının daha sık, daha uzun süreli ve daha şiddetli yaşanabileceği konusunda uyardı ve şehirlerin, su kaynaklarının, tarım alanlarının ve enerji sistemlerinin bu değişikliklere uyum sağlaması gerektiğini vurguladı. Şehirlerde, beton ve asfalt yüzeylerin ısıyı depoladığı ve ‘şehir ısı adası’ etkisi yarattığı gerçeği de dikkate alınarak, yeşil alanların artırılması ve gölgelendirme uygulamalarının yaygınlaştırılması gibi önlemlerin hayata geçirilmesi gerektiği belirtildi.