Pew Araştırma Merkezi’nin kapsamlı çalışması, 2026’da 36 farklı ülkedeki kamuoyu dengesini ortaya koyarak, Başkan Trump’ın uluslararası arenadaki itibarını ciddi şekilde zedelediğini gösteriyor. Bu detaylı inceleme, Trump’ın yönetiminin, dünya liderleri ve halklar nezdinde nasıl bir tepki yarattığını somut verilerle ortaya koyuyor. Bulgular, Trump’ın diplomatik stratejilerinin, uluslararası toplumun güvenini kazanmakta zorlandığını ve hatta bazı durumlarda aksine, derin bir güvensizliğe yol açtığını vurguluyor.
Anketin merkezine, Başkan Trump’ın uluslararası meselelere yaklaşımının, genel olarak olumsuz bir değerlendirmeye sahne olduğu yerleştiriliyor. Ankete dahil olan ülkelerde, Trump’ın aldığı ortalama onay oranı, ele alınan her bir konuya ilişkin onaylamama oranının altında kalmış. Bu durum, Trump’ın dış politikadaki liderlik rolünün sorgulanmasına ve hatta açıkça eleştirilmesine zemin hazırlıyor. Özellikle, Rusya-Ukrayna çatışması, İran ile yaşanan gerilim ve Gazze’deki karmaşık gelişmeler gibi kritik konularda Trump’ın politikaları, yoğun bir şekilde eleştirilmiş.
Anket, gümrük tarifeleri konusundaki yaklaşımın da en çok tartışılan noktalar arasında yer aldığını ortaya koyuyor. Katılımcıların %77’si, Trump’ın uyguladığı gümrük politikalarına karşı çıkmış, bu da ekonomik stratejilerin uluslararası ilişkilerde ne kadar önemli bir faktör olduğunu gösteriyor. Bu yüksek onaylamama oranı, Trump’ın ticari politikalarının, uluslararası ticaret ilişkilerini bozduğu ve dünya ekonomisine zarar verdiği yönündeki endişelerin de yansıtıyor.
Uluslararası insani yardım politikalarıyla ilgili değerlendirmeler ise diğer konlara kıyasla daha yerinde bir tablo çiziyor. Bu alanda, Trump’ın yaklaşımı daha olumlu karşılanmış olsa da, katılımcıların %56’sı bu tutumu onaylamamış. Bu durum, insani yardımın sadece siyasi bir araç olarak değil, aynı zamanda evrensel bir sorumluluk olarak kabul edildiği fikrinin, Trump’ın yönetiminde yeterince desteklenmediğini gösteriyor. Sonuç olarak, Pew’ün anketi, Trump’ın uluslararası arenadaki etkinliğinin ve güvenilirliğinin önemli ölçüde sarsıldığını gösteren güçlü bir kanıt sunuyor.