Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaşanan beklenmedik gelişmelerin ardından, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) kendi içinde farklı bir operasyonla gündeme geldi. 90 vekilin istifasıyla TBMM’de 5. parti konumuna gerule atan partide, Kemal Kılıçdaroğlu liderliğindeki yönetim, ‘Arınma’ operasyonu başlatırken, aynı zamanda bir de ‘figüran’ kriziyle karşı karşıya kaldı. Üye katılım törenlerinin, aslında farklı bir sahne için prova niteliğinde olduğu iddiaları, partide derin bir şüphe atmosferi yarattı.
İstanbul’da düzenlenen üye katılım törenlerinde, çeşitli cast ajansları aracılığıyla getirilen yüzlerce ‘figüran’ın, 950 TL karşılığında etkinliğe katıldığı ve slogan provası yaptırıldığı iddiaları, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturma başlatmasına neden oldu. Bu durum, partideki ‘kimlik krizi’ni daha da derinleştirdi. ‘Şeytanın aklına gelmeyecek bir şey’ diyen CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin’in, ‘FETÖ’ bağlantılı olduğu iddialarına yönelik sert çıkışları, gerilimin tırmanmasına zemin hazırladı.
AHaber’in özel araştırmaları, CHP’deki ‘cast’ kronolojisini gün yüzüne çıkardı. Kimi oyuncu, kimi parti üyesi olarak karşımıza çıkan bu ‘oyuncu kadrosu’, partinin siyasi stratejisi ve imajı hakkında ciddi soruları beraberinde getiriyor. Gül Taşlı Cenal’ın eşinin, aslında eski CHP Burhaniye ilçe Başkanı Faruk Cenal olduğu, kendisinin de CHP üyesi ve bar işletmecisi olduğu ortaya çıktı. Mustafa Balbay’ın ‘Bir daha AK Parti’ye oy vermem’ diyen başörtülü Neşe Abla ile sohbeti ve mimiklerinin doğallıktan uzak olduğu iddiaları, kamuoyunda ‘kurgu vatandaş’ tartışmalarını alevlendirdi. Kemal Kılıçdaroğlu’nun rozet taktığı Muhtar Hanife Çakmak’ın, ‘Bizi yemeğe götüreceklerini söylediler. Rozet takılacağını bilmiyorduk. CHP’li değilim, hiç olmadım’ demesi, bu karmaşık tabloya farklı bir boyut kazandı. TBMM Önünde ‘Ben köylü kızı Zeynep’im başka unvanım yok’ diyerek konuşan Zeynep’in, ajansa kayıtlı ve oyuncu olduğu bilgisi ise şaşkınlığı artırdı.
Ekrem İmamoğlu’na destek veren başörtülü sıradan vatandaş görüntüsüyle paylaşılan Emine Polat’ın, CHP Esenyurt Belediye Meclis üyesi olduğu ortaya çıktı. Geçen seçim Binali Yıldırım’a oy verdim. Şimdi İmamoğlu’na vereceğim diyen Umut Daştan’ın CHP’li Kartal Belediye Meclis üyesi olduğu bilgisi ise partideki şaşkınlığı daha da tırmandı. Özgür Özel’in Yozgat mitinginde ‘Malumuz mülkümüz kalmadı’ diyen Çiftçi Ersoy’un, CHP çevresinden bir isim olduğu iddiaları, partideki karmaşık ve şüpheli ilişkileri gözler önüne serdi. Bu gelişmeler, CHP’nin geleceği ve siyasi stratejisi hakkında önemli soruları beraberinde getirirken, partililerin ve kamuoyunun beklentisi, bu ‘oyuncu kadrosunun’ ardındaki gerçek senaryoların deşifre edilmesini beklemek haline geldi.