Antalya’nın Manavgat ilçesinde 2021’de tüm bir köyün geleceğini küle çeviren, yüreklere ateş düşüren orman yangını bugün beşinci yılını kutlarken, bu acı travmanın ardından ortaya çıkan umut hikayesi de dikkat çekiyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, yangının neden olduğu yıkımı ve kayıpları dahi göz ardı etmeden, bölge halkının devlet desteğiyle yeniden inşa ettiği hayatlara odaklandı. ‘Yüreğimize ateş düşüren’ o felaketin ardından, devletin hızlı ve etkili müdahalesiyle bölgede yeniden huzur ve güven ortamı yaratıldığı vurgulandı.
Bakan Kurum, yangının beşinci yılına ilişkin yaptığı açıklamada, “Ormanlarımız, köylerimiz yandı, 6 vatandaşımızı kaybettik. Hepsini rahmetle anıyorum. Her afette olduğu gibi devlet olarak milletimizin yaralarını sardık. 1 yılda yaptığımız yuvalarda şimdi huzur ve mutluluk var” ifadelerini kullanarak, devletin bölge halkıyla kenetlenmiş ve acılarını dindirmek için seferber olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Yangın sonrası inşa edilen evlerde yaşamaya başlayan ailelerin görüntüleri, devlet desteğiyle yeniden hayatlarına tutunma çabalarını somut bir şekilde gösterdi.
Yangın günü yaşadıklarını anlatan Hanım Çiftçi, “Ne yapacağız, nereye gideceğiz bilemedik. Jandarmalar geldi, bağrışarak çıktık evden. Ev ateş aldı, arabalara bindik, dumandan nereye gidiyoruz bilemedik. Hayvanlar da ahırda bağırıyor. Birkaç gün sonra evi yıkmak için geldiler. Evime ‘Hakkını helal et, çocuklarımı büyüttün, yedik içtik.’ dedim. Başımıza bu geldi, çok ağladık.” diyerek yaşadığı dehşeti ve devletin hızlı müdahalesinin önemini vurguladı. Çiftçi, devlet desteğiyle kısa sürede inşa edilen konutların güvenli ve yaşanabilir bir yaşam alanı sağladığını belirterek, “Çok güzel yapacağız dediler, yaptılar da Allah razı olsun, sağ olsunlar. Güvenmesek yıktırır mıydık? Kimileri 'Evi yıktılar, yapmazlar.' dedi. 'Hayırlısı, yaparlarsa da yapmazlarsa da devletimiz.' dedik. Hükümetimiz, devletimiz Allah razı olsun. Dediğimiz gibi yaptılar, sözlerini tuttular. Herkese teşekkür ederiz.” şeklinde konuştu.
Arzu Ünal ve Gülsüm Çiftçi gibi diğer bölge sakinleri de devletin hızlı ve adil müdahalesinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Ünal, “Benim Cumhurbaşkanım, partilerin hiçbirini ayırt etmeden köylüyü topladı.” diyerek, devletin tüm siyasi farklılıkları bir kenara bırakarak bölge halkına destek olduğunu vurguladı. Çiftçi ise evlerinin inşa sürecindeki detayları anlatırken, “O süreçte tek tek ilgilendiler. Pencere, kapı, parke... Tek tek gelip yaptılar. Kocaman bir evimiz oldu, hep beraber yaşıyoruz. 3+1, odalarımız gayet geniş, kullanışlı. Boyasından tutun parkesine kadar gerçekten çok kaliteli, işçiliği çok güzel. Çok memnunuz, beklentimizin üstünde. Gerçekten evlerimiz hayalimizin üstünde oldu. Çok sevdik, severek de kullanıyoruz.” şeklinde konuştu. Bu projeler sonucunda 45 konut ve 1239 köy evi inşa edilmiş, toplamda 1284 bağımsız birim bölge halkının yeniden güvenli bir geleceğe kavuşmasını sağlamıştır. Ayrıca Muğla'ya da 265 bağımsız bölüm inşa edilerek, devletin afetzedelere karşı uzattığı eli tüm Türkiye'ye yayılmıştır.