Türkiye’nin su kaynaklarının geleceği ve doğal yaşamı tehdit eden sıcaklık artışıyla ilgili önemli bir veri seti yayımlandı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan rapor, son 55 yılda hava sıcaklıklarının ve deniz suyu sıcaklıklarının sürekli bir şekilde yükseldiğini gösteriyor. Bu yükseliş, küresel ısınmanın Türkiye üzerindeki etkilerinin somut bir örneği olarak karşımıza çıkıyor.
Rapor, 1970’li yıllardan itibaren başlayan ve her on yılda artış gösteren sıcaklık trendini detaylı bir şekilde ortaya koyuyor. 1970-1980 yılları arasında 12,7 derece olan ortalama sıcaklık, 1992-2002 döneminde 13,1 dereceye, ardından 2003-2013’te 13,6 dereceye yükselmiş. En son 2014-2025 döneminde ise bu artış 14,4 dereceye ulaşarak, Türkiye’nin iklim verilerindeki en yüksek sıcaklık değerini oluşturuyor. Bu durum, özellikle tarım, turizm ve su kaynakları gibi kritik sektörler için ciddi riskler barındırıyor.
Deniz suyu sıcaklıklarındaki artış da benzer bir eğim izliyor. Marmara, Akdeniz, Ege ve Karadeniz denizlerindeki ortalama su sıcaklıkları, 55 yıl öncesine kıyasla 1,3 ila 2,2 derece arasında yükseldi. Akdeniz’de 1970-2025 döneminde ortalama deniz suyu sıcaklığı 21,5 dereceyi bulurken, Ege Denizi’nde son 10 yılda 0,8 derece artış gözlendi. Bu artışlar, deniz canlılarının yaşam alanlarını tehdit ederken, deniz turizminin de geleceği hakkında soru işaretleri yaratıyor. Karadeniz’de ise 0,9 derece sıcaklık artışı, bölgedeki ekosistem için önemli bir uyarı niteliği taşıyor.
Veriler, uzun vadeli bir izleme çalışması sonucunda Boncuk Koyu’nda kum köpek balıklarının 24 saat boyunca yakından takip edildiğini de ortaya koyuyor. Bu tür çalışmalar, sıcaklık artışlarının deniz canlıları üzerindeki etkilerini daha iyi anlamamıza ve gerekli önlemleri almamıza yardımcı oluyor. Türkiye’nin karşı karşıya olduğu iklim kriziyle mücadelede, bu tür bilimsel verilerin doğru bir şekilde değerlendirilmesi ve alınacak önlemlerin etkili bir şekilde uygulanması büyük önem taşıyor.