İstanbul’un kanlı gecesinde vatanı için canını veren Kurra Hafız İbrahim Yılmaz’ın kızı Hatice Hifa Yılmaz, babasına duyduğu derin özlemi, 10. yıl dönümünde kaleme aldığı mektupta bir kez daha gözyaşlarıyla paylaştı. O trajik günde henüz bir çocuk olan Hatice Hifa, şehit babasının mirasını yaşarken, vatan sevgisi ve emanet sorumluluğu bilincine uyuyor. Bu mektup, sadece bir baba kızı arasındaki bağın gücünü değil, aynı zamanda FETÖ’nün karanlık hesabının açtığı yaraları ve şehitlerin bıraktığı gururlu mirasın simgesini de gözler önüne seriyor.
Hatice Hifa’nın mektubu, 15 Temmuz’un ardından geçen on yıllık süreci, annesinden dinlediği hatıralarla şekillenmiş bir baba özlemiyle iç içe geçirmektedir. Küçük bir bebekken babasını kaybetmenin acısını, annesinden öğrendiği o güzel hatıralarla, o güzel gözlerle anlatılan şehit İbrahim Yılmaz’ın mirasını yaşayarak, geleceğe umutla bakmaktadır. ‘Siz bana Allah’ın emanetisiniz’ sözleri, Hatice Hifa’nın kalbinde daha da derin bir sorumluluk duygusu oluşturmaktadır.
Mektupta Hatice Hifa, babasının şehadetinin onuncu yılını duyarak, o kıymetli anıları bir kez daha gözden geçiriyor. ‘Sen gittiğinde ben henüz 9 aylık, minicik bir bebektim. Şimdi ise 10. yaşıma yaklaştım. Seni hatırladığım hiçbir zaman da göremedim, sesini duyamadım, kokunu içime çekemedim babacığım’ diyerek, babasına duyduğu hasreti ve özlemini dillere döküyor. Annesinin ona anlattığı o güzel hatıralar, Hatice Hifa’nın kalbinde babasının varlığını yaşatırken, onun da babası gibi bir şehit olmak istediği hayalini besliyor. ‘Ben en azından seninle aynı mertebede olmak için hafız olmak istiyorum’ diyerek, vatan sevgisi ve Kur’an’a olan aşkı ile geleceğe umutla bakmaktadır.
Hatice Hifa’nın mektubu, sadece bir baba kızı arasındaki derin bağı değil, aynı zamanda Türkiye’nin 15 Temmuz’daki kahramanlığını ve şehitlerin mirasını da bir kez daha hatırlatıyor. Şehit İbrahim Yılmaz’ın kızı, babasının vatan sevgisi ve Kur’an’a olan aşkıyla büyüyerek, o güzel adına layık bir evlat olmak için sabırla ve inançla büyüyecektir. Bu mektup, vatan sevgisi, şehitlere duyulan saygı ve emanetlerin gururunu bir arada barındıran, unutulmaz bir diyaritadır.”}