Türkiye ekonomisi, son dönemde yaşanan artışlarla birlikte vatandaşın yaşam maliyetini ciddi şekilde etkilemeye devam ediyor. Özellikle ulaşım sektöründeki kronik sorunlar, son zammın ardından yeni bir boyut kazanarak, birçok ailenin geçim derdine düşmesine neden oluyor. Adana-İstanbul arasındaki otoyol projesinin maliyetinin, asgari ücretin çok üzerinde seyretmesi, ülkenin genel ekonomik dengesini tehdit eden bir durum yaratıyor.
YENİ PARTİ Adana Milletvekili Orhan Sümer'in verileri, nakliye sektörünün karşı karşıya olduğu zorlukları çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. 2023 yılında bir TIR’ın Adana’dan İstanbul’a yaptığı giderler 9 bin 706 lira seviyesindeyken, son zamlar ve artan maliyetler nedeniyle bu rakam yüzde 202 artarak 29 bin 345 lirayı aştı. Motorin fiyatlarındaki dramatik yükseliş, mazot giderlerinin artması ve köprü geçiş ücretleri, nakliye şirketlerini adeta çark ediyor. Bu durum, marketlere ve çarşı pazarlarındaki fiyat artışlarına da yansıyor, tüketicilerin alım gücünü daha da azaltıyor.
Otoyol fiyatlarındaki aşırı artış da hükümetin mali politikalarındaki başarısızlığı gösteriyor. Adana-Ankara otoyolunun yap-işlet-devret modeliyle inşa edildiği ve 2023 yılında 295 lira olduğu düşünüldüğünde, günümüzde aynı yolun geçiş ücretinin 1950 lira seviyesine yükselmesi kabul edilemez bir durum. Bu artış, sadece nakliye sektörünü değil, tüm taşımacılık faaliyetlerini olumsuz etkiliyor. Halkın, özellikle de emekli ve dar gelirli vatandaşların, yaşam standartlarını sürdürmekte zorlandığı bu dönemde, hükümetin çözüm odaklı bir yaklaşım sergilemesi büyük önem taşıyor.
Kadirli’de yaşayan emekli vatandaşların yaşadığı sıkıntı, ülke genelindeki benzer durumların acı bir örneği. “Arabaya binemez olduk, ekmek bulamaz olduk. Torunlar yanıma geliyor, 50’şer lira para vermez oldum. İnsan Allah’tan korkar ya” sözleri, halkın ekonomik zorluklarla başa çıkma mücadelesini çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. Mazot zamlarının her sektöre yayılarak enflasyonu daha da artırması, vatandaşı umutsuzluğa sürüklemiş durumda. Bu kritik dönemde, hükümetin halkın sorunlarını çözmeye yönelik somut adımlar atması ve ekonomik politikalarını yeniden gözden geçirmesi hayati önem taşıyor.”}