Türkiye’nin iki büyük metropolü İstanbul ve Ankara, son saatlerde meydana gelen ani ve yoğun yağışla adeta bir felaket senaryosuna sahne oldu. Meteorolojik uyarılar dikkate alınmayınca, iki şehirde de hayat normale döndü mü, sorusu hala cevaplanmamış durumda. Şiddetli sağanak, trafiği felç etti, birçok iş yerini su baskınına sokarken, vatandaşlar için de büyük zorluklar yarattı.

İstanbul’da, özellikle Avrupa Yakası’nda Küçükçekmece, Bahçelievler, Sultangazi ve Şişli gibi önemli ilçelerde etkili olan yağış, D-100 otoyolunda kilometrelerce uzayan bir tıkanıklığa neden oldu. Sürücüler, araçlarıyla ilerlemekte ciddi zorluklar yaşarken, sokaklarda oluşan derin sularda ilerlemek zorunda kaldı. Yağmurun şiddeti, birçok vatandaşın hazırlıksız yakalanmasına sebep olurken, korunaklı alanlara ve otobüs duraklarına sığınarak ıslanmaktan kaçınmaya çalıştılar. Bu durum, özellikle toplu taşıma kullanıcıları için büyük bir aksaklık yarattı.

Ancak İstanbul’daki olumsuz hava şartları sadece ulaşımda değil, aynı zamanda yaşam kalitesinde de ciddi bir düşüşe neden oldu. Ankara’da ise durum daha da vahim bir hal aldı. Şiddetli yağış, kent genelinde cadde ve sokakları su altında bırakırken, birçok iş yerini ve aracı zarar altına aldı. Ankara Büyükşehir Belediyesi, bin 819 araç ve 2 bin 931 personeliyle seferber olmuş, su baskınlarının yaşandığı bölgelere acil müdahale başlattı. Özellikle Mamak ve Keçiören gibi bölgelerde oluşan sel suları, yolları adeta göle çevirirken, bazı cadde ve sokaklarda ise su baskınları yaşandı. Yağmurun yarattığı kaos, Çankaya’da ise ağaçların devrilmesiyle daha da arttı; Dede Korkut Sokak’ta devrilen bir ağaç, iki araca zarar verirken, yol bir süre ulaşıma kapandı.

Yağışın ardından Ankara’nın birçok noktasında oluşan su birikintileri, sürücülerin canını sıkarken, bazı alt geçitler araç ve yaya trafiğine kapatıldı. Belediye ekiplerinin hızlı müdahalesiyle bu alt geçitler kısa sürede açılması sağlandı, ancak kenti saran genel durum hala kritik seviyelerde. İlhan Özbekçi gibi birçok vatandaş, aşırı yağmur nedeniyle arabalarının zarar görmesiyle birlikte devletten yardım talebinde bulundu. Bu tür felaketlerde, hem maddi kayıplar hem de psikolojik etkiler, mağduriyet yaşayanların hayatlarını derinden etkiliyor. Ankara ve İstanbul’da yaşanan bu doğal afet, acil müdahale kapasitesinin ve afet yönetimi stratejilerinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.”}