Yüreğir’in sakin bir köşesinde, hayatın akışı aniden bir trajediye dönüşmüştü. Sabahın ilk saatlerinde, Kışla Mahallesi’nde yaşananlar, sadece bir hayatın sonunu değil, aynı zamanda bir ailenin sonsuz acısını da beraberinde getirmişti. 40 yaşındaki H.E.K., hayatının en karanlık anını yaşarken, 40 yaşındaki Hatice Mine Kocamaz, sonsuza dek aramızdan ayrılmıştı. Olayın merkezinde, uzun süren bir boşanma süreci ve bu sürecin yarattığı karmaşa yatıyordu.
Hatice Mine Kocamaz, şiddetli geçimsizlik nedeniyle eşi H.E.K. ile olan ilişkisini sonlandırmak için yasal yollara başvurmuştu. Ancak, bu süreç, karşılıklı sert tepkilere ve çekişmelere dönüşmüş, aile içinde gerilimler tırmanmıştı. Olayın gerçekleştiği evde, H.E.K., eşini yastıkla kapattıktan sonra, bir tabancayla kendi hayatını sonlandırmıştı. Bu çaresiz ve şiddetli eylem, sadece Hatice Mine Kocamaz’ın değil, tüm bir ailenin hayatını alt üst etmişti. Olay, 7 yaşındaki yeğeninin gözleri önünde yaşandığı için, adeta bir kabusun içine düşmüş gibiydi.
Olayın hemen ardından, Adana Emniyeti harekete geçmiş ve şüphelinin yakalanması için geniş çaplı bir çalışma başlatmıştı. Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) ve çevredeki güvenlik kameraları incelenmiş, şüphelinin kaçış güzergahı belirlenmişti. Teknik ve fiziki takibin ardından H.E.K., kısa süre sonra saklandığı adreste gözaltına alınmıştı. Olayla ilgili soruşturma devam ederken, ailenin yaşadığı acı, toplumun vicdanını da derinden sarsmıştı. Kocamaz ailesinin içinde bulunduğu bu zorlu süreç, hayatın kırılganlığını ve insan ilişkilerinin karmaşıklığını bir kez daha gözler önüne sermişti.
Yılmaz Yılgıncan, kız kardeşinin ağabeyi olarak, yaşananlardan dolayı büyük bir üzüntü ve şaşkınlık içinde olduğunu dile getirmişti. Yılgıncan, kız kardeşinin 2 yıldır boşanma sürecinde olduğunu ve karşı tarafın bir bekçi olduğunu belirtmişti. Ailenin içinde başlayan şiddetli geçimsizlik, borçlar ve kumar alışkanlıkları nedeniyle daha da derinleşmişti. Kocamaz, bu süreçte sadece kendi hayatını değil, kız kardeşinin de hayatını sonlandırmıştı. Yılgıncan, “Kız kardeşim için Allah rahmet eylesin, onun da Allah belasını versin. Kız kardeşimi 7 yaşındaki yeğenimin yanında öldürmüş. Gözaltına alındı, emniyette ifadesini alıyorlar” diyerek yaşanan trajediyi anlatmıştı. Olay, sadece bir cinayet olarak kalmayıp, aynı zamanda bir ailenin yaşadığı acı ve karmaşanın da sembolü olmuştu.