Erzurum’un kalbinde, eğitimde yeni bir dönemin habercisi olmak üzere, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Erzurum Milli Eğitim Akademisi’ndeki genç öğretmen adaylarıyla bir araya geldi. Bu buluşma, geleceğin eğitim mimarlarının yetiştirilme sürecinin ilk adımlarının atıldığı anlamlı bir toplantı oldu. Bakan Tekin, bu önemli platformda, öğretmenlik mesleğinin, bireyleri şekillendirme ve toplumsal gelişimde kritik bir rol oynama sorumluluğunun altını çizdi.

Öğretmenin, içinde bulunduğumuz çağda, bilgiyi aktaran bir aktör olmanın ötesinde, bir toplumun değerlerini ve ahlaki ilkelerini benimseyen bir rehber, aynı zamanda bir neslin hayata bakış açısını şekillendiren bir kılavuz olduğunu vurgulayan Tekin, geleceğin eğitim sisteminin temellerinin bu noktada atılması gerektiğini belirtti. Bir sınıfta kurulan her bir cümle, geleceğin Türkiye’sinde karşılık bulacak, bu ülkenin geleceği açısından birileri tarafından örnek alınacak. Dolayısıyla, bugün atılan her adım, yarının bilim insanlarında, mühendisinde, sanatçısında, kanaat önderinde, devlet insanında velhasıl bu milletin, bu ülkenin kaderinde söz sahibi olacak.

Dünya genelindeki eğitim bakanları toplantılarında, öğretmen yetiştirme sürecinin yeniden değerlendirildiğini ve ülkelerin eğitim sistemlerini geliştirmek için ortak stratejiler belirlendiğini ifade eden Tekin, Milli Eğitim Akademisi’nin, Türkiye’de böyle bir ihtiyaçtan doğduğunu ve öğretmenliği güçlü bir hazırlık süreciyle buluşturmayı hedeflediğini aktardı. Osmanlı’dan bugüne kadar Türkiye’de öğretmen yetiştirme süreci, eğitim-öğretimin niteliği arttıkça ve yükseköğretimde diplomalarda farklılıklar ortaya çıkmaya başladıkça değişmişti. Erzurum’daki Hizmet İçi Eğitim Merkezi, akademinin uygulama merkezi haline dönüştürülerek, sınıf öğretmenlerimizin kapasitesi ölçüsünde alabildiğimiz arkadaşları burada değerlendirilmek üzere bir planlama yapıldı. Şu anda 502 öğretmen adayımız burada sınıf öğretmeni olarak eğitimlerini alarak, okullara katılmak üzere eğitimlerini alıyorlar.

Bakan Tekin, 2024 yılında yasalaşan kanunla hayata geçirilen Milli Eğitim Akademisi’nin, 2014-2024 yılları arasında yürütülecek 13 yıllık zorunlu eğitim ve okul öncesi eğitim programlarını destekleyici bir niteliği taşıdığını vurguladı. Burada aldıkları eğitim, Milli Eğitim Bakanlığı’nın programlarıyla uyumlu olacak ve uygulamadan doğrudan etkilenen akademisyenlerle birlikte detaylı bir şekilde anlatılacak. Bu sayede, öğretmen adayları, okullarda başladıkları süreçte, Milli Eğitim Bakanlığı’nın hangi parametrelere göre hareket ettiği ve ne yapmak istediği konusunda tam olarak bilgi sahibi olacaklar. Bu süreçte, öğrencilere çağın değerlerine uygun eğitim veren bir eğitim-öğretim altyapısı oluşturmak için önemli adımlar atılacak. Okullardaki teknolojik altyapı, 2-3 yılda bir değiştirilen programlarla güncel tutulacak ve bu sayede, eğitimde sürekli bir gelişim sağlanacak.