Son zamanlarda yaşanan acı olaylar, ülkemizin geleceği olan genç neslinin yaşadığı toplumsal ve psikolojik değişimlerin ne kadar ciddi olduğunu acı bir şekilde gözler önüne sermiştir. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki okul saldırılarının ardından yaptığı açıklamalarla, bu durumun sadece bir güvenlik sorunu olmadığını, aynı zamanda toplumun temel değerlerinin sarsılmasının da bir işareti olduğunu vurguladı.
Bakan Çiftçi, özellikle mahalle kültürünün zayıflaması, akran ilişkilerindeki sağlıksızlaşma ve artan sosyal yalnızlaşmanın gençleri daha savunmasız bir konuma getirdiğini belirtirken, geçmişte aile ve çevre arasında bulunan ortak sorumluluk anlayışının yerini, bireysel bir sahiplenme duygusunun hakim olduğunu ifade etti. Bu durum, gençlerin davranışlarını şekillendiren dış etkenleri fark etmelerini zorlaştırarak, riskli davranışların önlenmesinde önemli bir engel teşkil etmektedir. Ayrıca, öğretmenlerin gençlerin hayat yolunda rehberlik etme görevinin, sadece bilgi aktarımıyla sınırlı kalmaması gerektiğini, aynı zamanda onların karakter gelişimine katkıda bulunacak bir rol üstlenmeleri gerektiğini de vurguladı.
Bakan Çiftçi’nin dikkat çektiği en önemli sorunlardan biri, dijital platformların gençler üzerindeki etkisidir. Şiddeti normalleştiren, suçluluk algısını bulanıklaştıran ve yanlış örnekler sunan içeriklerin, özellikle gelişim çağındaki bireylerin zihinlerini olumsuz etkilediği belirtildi. Kontrolsüz dijital kullanımın, gerçeklik algısını bozarak empati ve şefkat duygularını zayıflatabileceği vurgulandı. Bu nedenle, dijital okuryazarlık eğitimlerinin yanı sıra, içerik denetimi ve ailelerin bilinçlendirilmesi gibi önlemlerin hayati önem taşıdığı ifade edildi.
Son olarak, Bakan Çiftçi, toplumsal dayanışma ve ortak değerlerin zayıflamasının, gençlerin kendilerine sağlam bir kimlik ve yön bulmalarını zorlaştırdığını ve bu tür olaylara karşı daha savunmasız hale gelmelerine neden olduğunu vurguladı. Merhamet, sorumluluk, saygı ve vicdan gibi değerlerin sadece öğretilmesi değil, aynı zamanda yaşanması gerektiği belirtilerek, kültürel mirasın ve manevi değerlerin yeni nesillere aktarılmasına yönelik çalışmaların destekleneceği ifade edildi.”}