Dünya piyasalarında rekor seviyeleri zorlayan ons altın, son dönemde yaşanan sert satış dalgasıyla rotasını aşağı çevirdi. Finans uzmanları, bu geri çekilmenin arkasında yatan temel unsurların başında Amerikan Merkez Bankası'nın (Fed) sıkı para politikası duruşu ve yatırımcıların elde ettikleri kârları realize etme isteği olduğunu vurguluyor. Jeopolitik risklerin fiyatlanma biçimindeki değişimle birlikte, ons altın fiyatları 4.600 ile 4.700 dolar bandında dalgalı bir seyir izleyerek yönünü tayin etmeye çalışıyor.

Piyasa analistleri, altındaki bu düşüş eğiliminin teknik seviyelerde destek bulmaya çalıştığını ifade etse de makroekonomik veriler ışığında temkinli bekleyiş sürüyor. Gümüş tarafında ise endüstriyel kullanım alanlarının genişlemesi geleceğe dair iyimserliği canlı tutuyor. Güneş panelleri ve yeni nesil elektronik ürünlerdeki talep artışının etkisiyle gümüşün uzun vadede 100 dolar sınırını aşabileceği öngörülürken; BlackRock ve JP Morgan gibi dev kuruluşlar, önümüzdeki on yıllık süreçte fiyatlarda ciddi bir sıçrama beklediklerini raporluyor.

Enerji koridorlarında ise tansiyon, Donald Trump’ın İran’a yönelik Hürmüz Boğazı ültimatomuyla yeniden yükselmiş durumda. Brent petrolün varil fiyatı 110 doların üzerinde tutunmaya çalışırken, piyasalar stratejik su yolunun trafiğe açık kalması için tanınan sürenin dolmasına odaklandı. Öte yandan OPEC+ grubunun üretim kapasitesini sınırlı şekilde artırma kararı alması, arz-talep dengesi üzerinde belirleyici bir rol oynayarak fiyatlardaki oynaklığı tetikliyor.

Finansal piyasaların diğer kanadında, 45 günlük ateşkes görüşmelerine dair gelen iyimser haber akışı hisse senedi piyasalarına nefes aldırdı. Asya-Pasifik endekslerinde özellikle yarı iletken ve teknoloji hisseleri öncülüğünde bir toparlanma gözlenirken, Amerikan vadeli endeksleri de haftaya pozitif bir başlangıç yaptı. Yatırımcılar, enerji arzına dair risklerin azalabileceği ihtimalini fiyatlayarak küresel risk iştahını yeniden canlandırmaya başladı.