Türkiye’nin tarım alanları, son dönemde yaşanan yoğun yağışlar sayesinde olağanüstü bir verimlilik beklemeyi beraberinde getiriyor. Ülke genelinde hububat hasadının, beklentilerin çok üzerinde rekolte üretimine ulaşması, hem uzmanlar hem de çiftçiler için heyecan verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Ulusal Hububat Konseyi Araştırma ve Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Süleyman Soylu’nun açıklamaları, bu yükseliğin nedenlerini ve olası etkilerini anlamak için kritik bir yol haritası sunuyor.

2025-2026 hububat sezonunun, özellikle düşen yağış miktarı ve ülke genelinde yağışların homojen bir şekilde dağılması sayesinde, Cumhuriyet tarihinin en parlak dönemlerinden birine işaret ettiği vurgulanıyor. Geçmişte, Türkiye’nin buğday rekoltesi genellikle 23 milyon ton civarında kalırken, bu yıl ise 24-24,5 milyon ton gibi rekolte hedefleniyor. Bu artışın temelinde, ekim alanında 300-400 bin hektarlık bir genişleme ve yüksek verimli bir yıl yaşanmasının etkisi bulunuyor. TÜİK verilerine göre 2025 yılında 7,1 milyon hektarlık bir ekim alanına sahip olan Türkiye’de, bu yıl 7,4-7,5 milyon hektar seviyesine yükselmesi bekleniyor.

Yağışların dağılımındaki dengesizlik, özellikle İç Anadolu Bölgesi’nde gözle görülür bir fark yaratmış durumda. Bölgede geçen yıla göre yüzde 99 daha fazla yağış alınıp alınmaması, hububat üretiminin beklentilerin üzerinde gerçekleşmesini sağladı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre Temmuz ayının ortasına kadar ülke genelinde geçen yıla göre yüzde 76 daha fazla yağış alındığı, uzun yıllar ortalamasına göre de yüzde 30 daha fazla yağış alındığı belirtiliyor. Bu durum, hem arpa hem de buğday rekoltesinde önemli bir artışa yol açıyor. Arpada 9-10 milyon ton, buğdayda ise 24 milyon ton civarında bir rekolte bekleniyor.

Ancak bu bereketli havaya rağmen, bazı sorunlar da ön plana çıkıyor. Hububat fiyatlarının çiftçinin beklentilerini karşılamaması, piyasadaki dengesizliklere neden oluyor. Prof. Dr. Soylu, rekolte yüksekliğinin, piyasa fiyatlarının düşmesine yol açabileceğini vurgularken, Karadeniz’deki gelişmeler ve İran-Amerika Savaşı’ndaki gerilimlerin hububat fiyatlarında olası bir artışa neden olabileceğini öngörüyor. Çiftçilerin, ürün fiyatlarının gerçek değerine ulaşması için sabırlı olmaları ve piyasa gelişmelerini yakından takip etmeleri gerektiği belirtiliyor. Konya Ovası çiftçisi Mevlüt Büyüktöke, artan maliyetler karşısında üretimin karlılığını sorgularken, yağışların gayet güzel olmasına ve buğdaylarda protein düşüklüğüne sebep olmasına dikkat çekiyor. Rize’nin Çamlıhemşin ilçesinde yaşanan ayı vakası ise, tarımın öngörülemeyen ve bazen de şaşırtıcı yönlerini gözler önüne seriyor.