Tunceli'de uzun süredir devam eden ve üniversite öğrencisi Gülistan Doku'nun kaybolmasıyla başlayan karmaşık soruşturma, adli süreçlerine yeni bir ivme kazandı. Jandarmadaki işlemlerinin ardından, soruşturmanın merkez figürlerinden 3 şüpheli, Tunceli Adliyesi'ne sevk edildi. Bu kişiler, Gülistan Doku'nun ortadan kayboluşuyla ilgili yürütülen geniş kapsamlı soruşturmanın bir parçası olarak adliyede hakim karşısına çıkacak.

Gözaltına alınan şüphelilerden ilki, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in eşi Handan Sonel oldu. Diğer şüpheliler ise bilişim sisteminin eski sahibi M.A. ve eski güvenlik korucusu Y.A. olarak belirlendi. Şüphelilerin adliyeye sevk edilmesiyle birlikte, Doku ailesinin ve kamuoyunun meraklı gözleri adliye önünde toplandı. Aile üyeleri, şüphelilere karşı tepkilerini dile getirerek, soruşturmanın hızlanmasını ve adaletin yerini bulmasını talep etti.

Soruşturmanın ilk aşamasında, 19 şüpheli arasında dönemin Valisi Tuncay Sonel, oğlu Mustafa Türkay Sonel, eski polis Gökhan Ertok ve dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir gibi isimler yer almıştı. Bu isimlerin yanı sıra, çeşitli suçlardan tutuklanan ve ardından serbest bırakılan diğer şüpheliler de soruşturmanın karmaşıklığını gözler önüne seriyordu. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, tanık olarak ifadeye çağrılan eski Tunceli Emniyet Müdürü Yılmaz Delen, soruşturmaya katkı sağlamaya devam etti.

Öte yandan, Adana'nın Karataş ilçesinde yaşanan trajik olay, Türkiye'nin farklı bölgelerindeki acı haber akışına bir yenisini ekledi. Serinlemek için denize giren 3 arkadaşın akıntıya kapılması sonucu 2'si hayatını kaybetti ve 1'i tedavi altında kaldı. Bu üzücü olay, Gülistan Doku soruşturmasının ardından yaşanan yoğun duygusal havaya bir gölge düşürdü. Bu iki farklı olay, Türkiye'nin acı ve umut dolu bir döneminin yansıması olarak karşımıza çıkıyor.