Türkiye, Parlamentolar Arası Birliği’nin 152. Genel Kurul’unda, dünya siyasetinin nabzını tutma misyonunu başarıyla yerine getirmeye devam ediyor. Bu önemli platformda, insanlığın ortak kaderi için atılacak adımları tartışırken, mevcut küresel düzenin derin sorunlarını da işaret ediyoruz. Gelecek nesillere emanet edeceğimiz bu platformda, barış, adalet ve dayanışma değerlerini ön plana çıkarmak, aynı zamanda mevcut uluslararası sistemde yaşanan meşruiyet krizine karşı bir denge unsuru oluşturmak hepimizin ortak sorumluluğudur.
Son dönemde, dünya genelinde çatışma ve istikrarsızlık arttıkça, uluslararası hukukun ve normların etkinliğinin giderek zayıfladığı açıkça görülüyor. Özellikle Gazze, Ukrayna ve diğer bölgelerde yaşanan acı olaylar, mevcut sistemin çözüme odaklanmak yerine çatışmayı körükleyen bir yapıya sahip olduğunu gösteriyor. 80 yıl önce şekillenen ve günümüzün küresel güçleri tarafından şekillendirilen bu sistem, artık değerlerin ve adaletin ön planda tutulmadığı, çıkarların ve gücün egemen olduğu bir hale dönüşmüş durumda. Bu durum, uluslararası ilişkilerde güvenin azalmasına ve yeni çatışma senaryolarının ortaya çıkmasına zemin hazırlıyor.
Türkiye olarak, bu karmaşık ortamda, barışçıl çözümler üretmek ve insani değerleri korumak için aktif bir rol üstlenmeye devam ediyoruz. Bölgedeki hassas noktalarda, diplomasi ve müzakere yoluyla ihtilafların çözülmesine katkıda bulunuyoruz. Özellikle Gazze’deki süren acı olaylar karşısında, uluslararası toplumun acil olarak harekete geçmesi ve ateşkesin sağlanması, insani yardımın engellenmesinin sona ermesi ve barışın yeniden tesis edilmesi gerekmektedir. Aynı şekilde, Filistin sorununun çözümü için 2 devletli çözümün bir an önce hayata geçirilmesi, uluslararası toplumun öncelikli gündemi olmalıdır.
Türkiye, aynı zamanda, Suriye ve Libya gibi coğrafyalarda da barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik çabalarını sürdürüyor. Bölge ülkelerin sorunlarına çözüm üretmek için bölgesel işbirliğinin ve uluslararası destekle desteklenmesi gereken, kalıcı çözümlerin bulunması gerektiğinin altını çiziyoruz. Ayrıca, Ukrayna'daki savaşın diplomatik yollarla sonlandırılması için uluslararası arenada var gücüyle çaba gösteren Türkiye, bu konuda diğer ülkelerin de desteğini bekliyor. Bu süreçte, Türkiye'nin parlamentolar arası birliğe olan katkıları, uluslararası toplumun farklı paydaşları arasında diyalog ve işbirliğini güçlendirme misyonunu başarıyla yerine getirmektedir.