Türkiye’nin çalışma hayatına yaklaşımlarındaki devrim nitelipli değişiklikleri konuşan Bakan Vedat Işıkhan, Çalışma Hayatında Dijital Dönüşüm ve Gençler Semineri’nde önemli açıklamalarda bulundu. Teknolojinin hızla değişen dünyasında, iş gücünün geleceğini şekillendiren bu dönüşümün, özellikle gençlerin yeteneklerini ve potansiyelini en üst düzeye çıkarmak adına hayati önem taşıdığını vurguladı. Işıkhan, dijitalleşmenin sadece bir trend olmadığını, aynı zamanda çalışma hayatının temel yapı taşlarını yeniden inşa etme sürecinin bir parçası olduğunu ifade etti.
Bakan, özellikle yerli uygulamalar aracılığıyla vatandaşlara sunulan dijital hizmetlere odaklanarak, bu hizmetlerin hız, güvenilirlik ve erişilebilirlik gibi konularda önemli avantajlar sunduğunu aktardı. MEDULA, KADİM PERİ ve Emektar gibi uygulamaların, sağlık hizmetlerinin takibi, kayıt dışı istihdamın önlenmesi ve emeklilerin hak yönetimi gibi alanlarda önemli kolaylıklar sağladığını belirterek, bu uygulamaların dijitalleşme sürecinin ne kadar başarılı bir şekilde yürütüldüğünün bir göstergesi olduğunu söyledi. Ayrıca, İSG KATİP uygulamasıyla da iş güvenliği süreçlerinin tamamen dijital ortama taşınmasının, daha verimli ve sürdürülebilir bir çalışma ortamı yaratmasına katkı sağladığını ekledi.
E-Devlet platformu üzerinden sunulan hizmetlerin kullanım oranlarına da dikkat çeken Işıkhan, 2026 yılının ilk altı ayında SGK uygulamalarının 758 milyon 197 bin 668 kez ziyaret edilmesiyle, e-Devlet uygulamaları içindeki SGK hizmetlerinin kullanım oranının yüzde 9,8’e yükselmesinin, vatandaşların dijitalleşmeye uyum sağlama konusundaki memnuniyetini ve bu hizmetlerin etkinliğinin bir kanıtı olduğunu vurguladı. İŞKUR’un da iş arayanlar ve işverenler arasındaki eşleşmeyi dijitalleştiren ve istihdam süreçlerini optimize eden bir platform olarak önemli bir rol oynadığını belirterek, yapay zeka destekli eşleştirme sisteminin doğru yetenekleri doğru işlerle buluşturtuğunu ifade etti. Bu süreçte, teknoloji ve insan gücünün uyum içinde kullanılmasıyla, iş gücü piyasasının geleceğinin şekillendirildiğini vurguladı.
Işıkhan, dijital dönüşümün sadece ekonomik bir kalkınma aracı olmadığını, aynı zamanda sosyal boyutlarıyla da ele alınması gerektiğini, adil geçiş yaklaşımının, dönüşüm sürecinde kimseyi geride bırakmayan, herkesin yeni fırsatlara erişebilmesine olanak tanıyan bir model olduğunu, eğitimden istihdama geçiş süreçlerinin güçlendirilmesinin, mesleki becerilerin geliştirilmesinin ve kapsayıcı istihdam politikalarının hayata geçirilmesinin bu yaklaşımın temel unsurları olduğunu belirtti. Ayrıca, Çalışma Hayatında Dijital Dönüşüm ve Gençler Semineri’nde, Türkiye’deki kamu işveren sendikacılığı alanındaki öncü kuruluşlardan biri olan TÜHİS’in, bu dönüşüm sürecinde önemli bir rol oynadığını ve 383 toplu iş sözleşmesi sürecini başarıyla yönettiğini de hatırlatarak, TÜHİS’in 600 bin kamu işçisini kapsayan geniş kapsamlı faaliyetlerinin, çalışma hayatının sürdürülebilirliğinin sağlanmasına katkı sağladığını ifade etti.