Türkiye’de aile mahkemelerinde son 10 yılda yaşanan yargısal verimliliğin hikayesi, hem mahkemelerin kapasitesindeki artışla hem de davaların çözülme hızındaki önemli değişimlerle şekilleniyor. Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’nün hazırladığı kapsamlı rapor, boşanma, nafaka, velayet ve benzeri davaların karmaşıklığına rağmen, mahkemelerin bu zorluğun üstesinden gelerek verimlilikte önemli adımlar attığını ortaya koyuyor.
Rapor, 2016’dan 2025’e kadar olan dönemde, aile mahkemelerinde görülen davaların genel artışını, bu artışın nedenlerini ve mahkemelerin bu artışa karşı geliştirdiği stratejileri detaylı bir şekilde inceliyor. Çalışmada, bölge adliye mahkemelerinde görülen boşanma davaları, 6284 sayılı Kanun kapsamında verilen koruyucu ve önleyici tedbirler, Türkiye İstatistik Kurumu’nun evlenme ve boşanma istatistikleri gibi çeşitli kaynaklar kullanılarak kapsamlı bir analiz yapılıyor. Veriler, nüfus artışının da bu artışlara etkisini gösteriyor.
Özellikle dikkat çeken nokta, dosya temizleme oranlarındaki çarpıcı yükselişlerdir. 2025 yılına gelindiğinde, boşanma davalarında dosya temizleme oranı %102,1’e ulaşılarak, yıl içinde açılan dosya sayısından daha fazla dosyanın karara bağlanması sağlanmış ve geçmiş yıllardan devreden dosyaların önemli bir bölümünün de sonuçlandırılması mümkün bulunmuştur. Bu durum, mahkemelerin iş yükünü azaltma ve davaların daha hızlı çözülmesini sağlama stratejisinin başarılı bir örnek olarak değerlendirilebilir.
Bu verimlilik artışının en belirgin göstergesi ise velayet davalarındaki dosya temizleme oranında yaşanan %103,3’lük artış oldu. Aynı şekilde, evlenmenin iptali ve ayrılık davalarında da dosya temizleme oranları önemli ölçüde yükseltilmiş, yıl içinde açılan ve devreden dosyaların büyük bir bölümünün karara bağlanması sağlanmıştır. Bu durum, aile mahkemelerinin etkinliğinin artırılmasına ve hakkaniyetli çözümlerin daha hızlı bir şekilde ulaştırılmasına katkı sağlamaktadır. Bu veriler, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in önemsediği boşanma davalarının uzun sürmesinden kaynaklanan mağduriyetlerin önlenmesine yönelik reform çalışmalarının, yargısal verimliliği artırma konusunda önemli bir rol oynadığını da işaret ediyor.”}