Küresel enerji piyasalarında kritik bir dönem yaşanıyor. Geopolitical risklerin yoğunlaştığı günlerde, Brent petrolü ve WTI ham petrolü arasındaki fiyat dengesi altüst olurken, arz güvenliği konusunda ciddi endişeler artıyor. Özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik durumu, petrol trafiğine dair belirsizlikleri derinleştirerek piyasaları hareket noktasına getiriyor.
Bugün, Brent petrolün vadeli işlemleri 88,32 dolar seviyesinde kapanırken, WTI ham petrol 81,98 dolar ile alıcı arayışına girdi. Bu durum, ABD ve İran arasındaki diplomatik görüşmelerin ardından gelen bir rahatlama hissinin kısa süreli olması ve ardından İran'ın misilleme saldırılarıyla birlikte yeniden gerilimin tırmanmasıyla şekillenmiş. ABD ordusunun İran'ın askeri hedeflerine yönelik operasyonları, bölgedeki istikrarı daha da tehdit etmeye devam ediyor.
Geçen günlerde 91,42 dolara kadar yükselen Brent petrolün düşüşü, ABD ve İran'ın müzakerelerinde ‘ateşkes’ fikrinin değerlendirilmesiyle başlamıştı. Ancak İran’ın Bahreyn ve Kuveyt’teki ABD askeri hedeflerine yönelik drone ve füze saldırıları, bu iyimserliği yerinden etti. Ayrıca, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik deniz ablukası tehdidi de küresel petrol arzı üzerinde ciddi bir baskı yaratıyor. Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik riskleri, tanker trafiğine dair endişeleri artırırken, Yemen’deki durum da arz zincirindeki kırılganlığı gözler önüne seriyor.
Uzmanlar, bu karmaşık tablo içerisinde Brent petrolün 87,76 dolar seviyesindeki destek ve 89,08 dolar seviyesindeki direnç bölgelerinin kritik öneme sahip olduğunu vurguluyor. Jeopolitik risklerin petrol fiyatları üzerindeki baskısı devam ederken, piyasalar belirsizlik içinde hareket ediyor. Gelecek günler, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler, İran’ın misilleme politikaları ve Suudi Arabistan ile Husilerin arasındaki deniz savaşına bağlı olarak şekillenecek gibi görünüyor.