Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Kıbrıs Barış Harekatı'nın anlamını ve 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı'nın önemini vurgularken, uluslararası toplumun Kıbrıs Türk halkının bu topraklardaki haklarını ve varlığını kabullenmesi gerektiğini ısrarla belirtti. Adil, adil ve kalıcı bir çözüme ulaşmanın, iki devletin eşit haklara sahip, bağımsız ve uluslararası arenada saygın bir statüye sahip olmasıyla mümkün olacağını vurguladı. Bu bağlamda, KKTC'nin egemen devlet olarak tanınmasının, bölgedeki dengeyi yeniden şekillendirecek bir adım olduğu savunuldu.

Türkiye'nin ‘Yüzyılı’nın KKTC ile birlikte şekillendiği’ ifadesi, sadece tarihi bir dönemin işaretini değil, aynı zamanda iki devlet arasında stratejik bir ortaklığın ve karşılıklı desteklemenin ta kendisiydi. Rum tarafının artan baskıları ve Avrupa Birliği’nin manipülasyon çabaları, bu ortaklığın önemini daha da belirginleştiriyordu. Düşünce hatalı ve yıkıcı etkileşimlere karşı, iki ülke arasındaki dayanışma ve ortak hedefler, bölgesel istikrarın teminatı olmaya devam edecek.

Avrupa Birliği'nin Kıbrıs meselesine yönelik taraflı tutumu, son dönemde daha da sertleşmişti. Özellikle Avrupa Birliği Ortak Anlayış belgesinde yer alan asılsız ve temelsiz iddialar, Kıbrıs Türk halkının haklarını savunma ve egemenliğini koruma çabalarına karşı bir saldırı olarak değerlendiriliyordu. Avrupa Komisyonu'nun Kıbrıs Özel Temsilcisi ataması da, bu yanlı yaklaşımın devam etmesi anlamına geliyordu. Bu türden girişimler, uluslararası hukukun ve adil çözüm arayışlarının önündeki en büyük engellerden biri olarak kabul ediliyordu.

Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları ve tarihi zenginlikler, bölgedeki ülkeler arasında işbirliğinin ve barışçıl çözümlerin önünü açabilecek potansiyele sahipken, bazı kesimler bu kaynakları siyasi amaçlarla kullanmaya çalışıyordu. Türkiye, KKTC ile birlikte, bu kaynakların adil bir şekilde paylaşılması ve bölgede istikrarın sağlanması için kararlı bir duruş sergilemeye devam edecektir. KKTC'nin kalkınma projeleri ve sosyal yatırımları, bölgedeki diğer ülkeler için de örnek teşkil edecek, refah ve istikrarın nasıl inşa edilebileceğine dair önemli bir referans oluşturacaktır.