Beyaz Saray'da düzenlenen geniş kapsamlı basın toplantısında kameraların karşısına geçen ABD Başkanı Donald Trump, İran ile devam eden kriz sürecine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Tahran yönetimiyle yürütülen diyalog sürecinin şu an için olumlu bir seyir izlediğini kaydeden Trump, buna karşın belirlenen takvim dahilinde bir uzlaşma sağlanamaması halinde askeri seçeneklerin çok sert bir şekilde uygulanacağını vurguladı. Salı günü akşam saatlerine kadar süre tanıyan ABD lideri, bir anlaşma zemini oluşmazsa İran’ın sivil yerleşimlerini ve stratejik tesislerini bir gecede harabeye çevirebilecek güçte olduklarını iddia etti.

Olası bir askeri harekatın teknik detaylarına değinen Trump; elektrik üretim merkezlerinin ve köprülerin öncelikli hedefler arasında yer aldığını, bu yapıların bir daha kullanılamayacak hale getirileceğini belirtti. Söz konusu sivil altyapı saldırılarının uluslararası savaş hukukuna aykırı olup olmadığı yönündeki soruları ise sert bir dille geçiştiren Trump, medya kuruluşlarını eleştirerek temel amacının bu şiddet sarmalına girmeden bir çözüme ulaşmak olduğunu dile getirdi. Trump, yapılacak her türlü mutabakatın Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilen enerji sevkiyatının güvenliğini kapsamak zorunda olduğunu da şart koştu.

Konuşmasının önemli bir bölümünü müttefik ülkelerin tutumuna ayıran ABD Başkanı, NATO üyeleri başta olmak üzere pek çok stratejik ortağına sitem etti. Özellikle Almanya ve İngiltere'nin Washington'ın stratejilerine destek vermemesinden büyük hayal kırıklığı duyduğunu ifade eden Trump; Japonya, Güney Kore ve Avustralya gibi ülkelerin de Amerikan askeri korumasından faydalanmalarına rağmen İran konusunda sessiz kaldıklarını savundu. Hürmüz Boğazı’nın güvenliğini sağlayan asıl gücün ABD olduğunu hatırlatan lider, bölgedeki geçişlerden ücret talep etmeleri gerektiğini ileri sürdü.

Bölgesel dinamikler hakkında da uyarılarda bulunan Trump, bölgedeki Kürt grupların İran ile yaşanabilecek gerilimden uzak durmaları tavsiyesinde bulundu. Bu grupların sürece dahil olmasının sadece can kaybı ve kaos getireceğini savunan Trump, krizin nihai çözümünün tamamen Tahran hükümetinin takınacağı tavra endeksli olduğunu belirtti. Toplantıyı sonlandırırken diplomasiye açık kapı bırakan ABD Başkanı, yine de orduya verilen talimatların her an uygulanabileceği mesajını vererek baskıyı en üst seviyede tuttu.