İstanbul’da, sosyal medya fenomenleri ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarına destekleriyle tanınan bir grubun mali operasyonları hakkında kapsamlı bir operasyon başlatıldı. Bu operasyon, dün sabah saatlerinde İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki Oğuzhan Uğur’un özel ikametgahında gerçekleştirildi. Emniyet güçleri tarafından düzenlenen baskın sonucunda Uğur ve birlikte hareket ettiği 8 kişi gözaltına alındı. Bu gelişme, özellikle Ahbap Derneği’ne sağladığı önemli destekleriyle bilinen Uğur’un, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.

Operasyonun ardından başlayan sorgulama sürecinde, şüphelilerin malvarlığına ilişkin detaylı incelemeler yapıldı. Savcılığa sevk edilen Uğur ve diğer şüpheliler, ifadalarında çeşitli iddialara yanıt verdiler. İfadelerden elde edilen bilgilere göre, şüphelilerin aylık gelirlerinin 150 bin ile 400 bin Türk Lirası arasında değiştiği ve bu gelirin büyük ölçüde reklam anlaşmalarından kaynaklandığı belirtildi. Ayrıca, Uğur’un üzerine kayıtlı herhangi bir gayrimenkul veya değerli varlığın bulunmadığı ifade edildi. Operasyonla ilgili yürütülen soruşturma, güveni kötüye kullanma ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerini aklama suçlamaları üzerine yoğunlaşmış durumda.

Operasyonda adı geçen diğer şüpheliler arasında Gülgün Öztürk, Suzan Düşküner Mintaş, Emir Taşar, Emre Kartaloğlu, Hüseyin Küçük, Fatih Eke, Muharrem Karataş ve Ersin Gökgün yer alıyor. Savcılık, bu isimlere karşı tutuklama kararı talep etti ve özellikle Uğur hakkında ‘güveni kötüye kullanma’ suçlamasıyla yakalama emri çıkarttı. Savcılık ayrıca, Özgür Ömer Güner hakkında da adli kontrol kararı talep etti. Operasyonun başlamasıyla birlikte, şüphelilerin ifadeleri ve elde edilen deliller, mahkeme tarafından değerlendirilerek yargılama sürecinin önünü açacak.

Operasyonun merkez figürü olarak kabul edilen Oğuzhan Uğur, Haluk Levent ile olan ilişkisini ve diğer şüphelilerle olan bağlantılarını net bir dille ifade etti. Uğur, Levent ile ilk kez 2018 yılında programına konuk edildiğini ve ardından 2022 yılında başka bir programına katıldığını söyledi. Ayrıca, 7 Şubat 2026 tarihinde Hatay’da bir araya geldiklerini, ancak daha sonra herhangi bir yakınlık kurmadıklarını vurguladı. Uğur, diğer şüphelilerin kim olduğunu da tanımadığını ve aralarında herhangi bir ilişki olmadığını belirtti. Bu ifadeler, operasyonun karmaşıklığını ve şüphelilerin arasındaki bağlantıların henüz tam olarak çözülmediğini gösteriyor. Yargılama sürecinde elde edilecek yeni bilgiler, soruşturmanın sonuçlarını etkileme potansiyeline sahip.