Tuzla'nın gözde bölgelerinden Fiyaka 3 sitesi, son zamanlarda yaşanan olaylarla adından sıkça söz ettiriliyor. 268 daireden oluşan bu topluluk, 3 yıldır aidat ödemelerinin usulsuz bir şekilde çalınması ve bununla ilgili ortaya çıkan şok edici detaylarla sığınaklara dönüşmüş durumda. Elektrik ve doğalgazın kaçak bağlandığı, çalışanların maaşlarının ödenmediği, SGK primlerinin tahsil edilemediği bir durum, sitenin iflasın eşiğine gelmesine ve kat malikleri arasında büyük bir güvensizlik atmosferi yaratmasına neden oldu.
Olayın merkezinde, 2023 yılında site yönetimi pozisyonuna getirilen Nihat Ö. ve Suat Y. isimli iki ortak bulunuyor. Yönetime geldikleri günden itibaren aidatların hiçbir şekilde siteye fayda sağlayacak şekilde kullanılmaması, aksine kişisel hesaplara aktarılması ve yasa dışı bahis sitelerinde harcanmasıyla site sakinleri büyük bir hayal kırıklığına uğradı. Yaklaşık 22,5 milyon liralık vurgun, kat malikleri için sadece maddi bir kayıp değil, aynı zamanda yönetimdeki yolsuzluğun ve ihmalin de somut bir örneği oldu. Bu durum, icra borçları ve hatta silahlı tehdit iddialarıyla da süsledi.
Yeni yönetim tarafından yapılan detaylı hesap incelemeleri, eski yönetimin devirdiği devasa borç yükünü ortaya çıkardı. 11,5 milyon TL’nin üzerinde olan borçlar, sitenin icra şoku yaşamasına ve kat malikleri tarafından yetkililere yardım çağrısında bulunulmasına neden oldu. Site yöneticisi Volkan Karakaya, “2023 yılında malum bir genel kurul kararı alınmıştı. Baskıyla, şantajla, tehditle, usulsüz bir şekilde yönetime geldiler. 2026'ya geldiğimiz zaman toplamda 32 milyona yakın bir ödeme alındı. Ancak ödemelerin karşılığı sitede yoktu” diyerek yaşananların detaylarını aktardı. Ayrıca, kaçak elektrik ve doğalgaz bağlantıları, sitenin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanmasına ve iflasın eşiğine gelmesine katkıda bulundu.
Olayın ardından, site sakinleri yetkililere başvurarak hukuki süreçlerin başlatılmasını talep etti. Lale Mercan gibi birçok sakin, eski yönetim tarafından tehdit edildiğini ve kızının üniversite sınavına girmesi nedeniyle zorunlu olarak şehri değiştirmek zorunda kaldığını dile getirdi. Nurettin Körpe ise cam arkasında kurşunlanma olayı gibi güvenlik sorunlarının da yaşandığını vurgulayarak, devletin bu tür örgütlerin insanları mağdur etmemesi için gerekli önlemleri almasını talep etti. Tuzla’da yaşanan bu aidat vurgunu, sadece bir site sakininin mağduriyetini değil, aynı zamanda yönetişimdeki eksiklikleri ve yasa dışı faaliyetlerin ne kadar kolay yaygınlaşabileceğini de gözler önüne serdi.