Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin önemli bir figürü olan Doğan Hatun, son kararıyla dikkatleri üzerine çekti. ‘Geri Çekilme İlkesi’ni benimseyerek, görevinden istifa ettiğini duyurarak, hem kişisel sağlık sorunlarını hem de görev sürecinde karşılaştığı zorlukları gerekçe gösterdi. Bu istifa, bölgede uzun süredir devam eden yerel yönetimlerdeki değişim ve dönüşüm sürecine yeni bir soluk getirme potansiyeli taşıyor.
Hatun, yaptığı açıklamada, 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimleri'nin Kürdistan'daki kentler üzerindeki etkisini vurgulayarak, Amed’in kayyım yönetiminden kurtulma ve halkın belediyeciliğine dönme arzusunun güçlendiğini belirtti. Seçimlerde halkın teveccühüyle göreve geldiklerini ve bu görevi halkın beklentilerini karşılamak için çalıştıklarını ifade etti. Ancak, barış ve demokratik toplum çağrısının getirdiği sorumluluklar ve yerel yönetimlerdeki dönüşüm sürecindeki zorluklar, Hatun’un görevine devam etme imkanını kısıtlamış gibi görünmektedir.
İstifa gerekçesini açıklarken, Hatun, sağlık sorunlarının çalışmalarına aktif olarak katılımını önemli ölçüde olumsuz etkilediğini vurguladı. Bu durum, hem görevlerini tam olarak yerine getirme becerisini düşürmüş hem de partisi ve halkının beklentileriyle arasına bir mesafe oluşturmasına neden olmuştur. Bu noktada, Hatun’un ‘Geri Çekilme İlkesi’ne uygun bir karar alarak, sürecin sağlıklı bir şekilde ilerlemesine katkıda bulunmaya çalıştığı görülmektedir.
Son olarak, Hatun'un istifası, Yerel Yönetimler Konferansı'ndaki değerlendirmelerle de şekillenmiş olabilir. Konferansın sonuçları, yerel yönetimlerdeki dönüşüm sürecinin henüz tam olarak anlaşılmadığını, zihniyet ve pratiklerde eski alışkanlıklarda ısrar edildiğini ve görevlerin hakkının verilmediğini ortaya koymuş olabilir. Bu durum, Hatun’un görevine devam etme konusundaki kararsızlığını pekiştirmiş ve nihai olarak istifa kararının alınmasına zemin hazırlamış olabilir. Bu istifa, Diyarbakır ve bölgedeki yerel yönetimlerde yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendirilebilir.