Diyarbakır’ın Bağlar ilçesi kırsalında, 21 Ağustos 2024 tarihinde meydana gelen ve Narin Güran’ın hayatını kaybettiği olay, adli süreçte birçok kez karmaşık bir hal almıştı. Dere yatağında gizlenmiş bir çuvanda, taşlarla örtülmüş bir şekilde bulunan ceset, başlangıçta yardımcılık suçlamasıyla yargılanan Nevzat Bahtiyar’a 4,5 yıl hapis cezası verilmesiyle sonuçlanmıştı. Ancak, Yargıtay’ın bu kararı bozarak olayla ilgili sorumluluğu ‘kasten öldürmeye yardım’ suçuna kaydırması, davada önemli bir dönüm noktası oluşturdu.

Başlangıçta, Narin Güran’ın amcası Salim Güran, annesi Yüksel Güran ve ağabeyi Enes Güran ile komşusu Nevzat Bahtiyar, ‘İştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme’ suçundan tutuklandı. Nevzat Bahtiyar, olay sırasında Narin’in cansız bedenini dereye götürdüğünü ve gizleme faaliyetine katıldığını iddia etmişti. Ancak, mahkeme tarafından verilen ilk karar, Bahtiyar’ın eylemlerinin sadece yardımcılıkta kaldığını kabul etmişti. Bu durum, Yargıtay’ın itirazına yol açtı.

Yargıtay, dosyanın yeniden incelenmesi sonucunda, Bahtiyar’ın eylemlerinin ‘Nitelikli kasten öldürmeye yardım’ kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, suçun niteliğini yükseltti. Mahkeme, Bahtiyar’a kasten öldürmeye yardım suçundan 17 yıl hapis cezası verdi. Bu kararın alınmasında, delillerin yetersiz değerlendirilmesi, cinayete ilişkin diğer sanıkların (Güran ailesi) eylemlerinin detaylı bir şekilde incelenmemesi ve cinayetin nasıl işlendiğine dair önemli bulguların eksik kalması etkili oldu.

Mahkeme heyeti, bu önemli kararın ardından, dosyanın Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi’ne gönderilmesine karar verdi. Yargıtay’ın bu kararı, Narin Güran cinayetinin adalet arayışında bir kilometre taşı oluştururken, delil eksikliklerinin ve yargısal sürecin karmaşıklığının önemini bir kez daha vurguladı. Bu gelişmeyle birlikte, Narin Güran’ın hayatını kaybettiği olayın sonuçları ve sorumlulukların belirlenmesi konusunda önemli bir adım atılmış oldu.