Hakkari'nin eşsiz coğrafyası, dağcılık tutkunları için hem heyecan verici hem de riskli bir meydan okuma sunuyor. Cilo Sat Dağı, özellikle Süppa Dürek Zirvesi ve Cennet Cehennem Vadisi güzergahı, deneyimli dağcılar için unutulmaz bir tırmanış deneyimi vadedse de, bu doğal güzellikler aynı zamanda tehlikeli sarp kayalıklar ve değişken hava koşulları barındırıyor. 13 Temmuz'da başlayan ve 61 yaşındaki Yüksel Işık'ın bu zorlu zirveye tırmanışıyla birlikte başlayan olaylar, güvenlik önlemlerinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Yüksel Işık, diğer dağcıyla birlikte tırmanışa başladı ancak bir müddet sonra, zirveye ulaşma hedefiyle tek başına ilerlemeye devam etti. Bu noktadan sonra iletişim kesildi ve hızla başlatılan arama çalışmaları, bölge yetkilileri ve profesyonel kurtarma ekipleri tarafından yoğun bir şekilde yürütülmeye başlandı. AFAD, UMKE, JAK ve yerel belediyelerin koordineli çabalarıyla başlayan arama-kurtarma operasyonu, zorlu arazinin ve hava koşullarının yarattığı engellerle mücadele etti. Bölgeye güvenlik nedeniyle sportif faaliyetler yasaklanırken, ekiplerin fedakarlığı ve azmi, umutsuzluğa kapılmadan arama çalışmalarını sürdürmelerini sağladı.

5 gün süren yoğun arama çalışmalarının ardından, Yüksel Işık'ın cansız bedeni, Süppa Dürek Zirvesi'nden iniş için kurduğu noktadan yaklaşık 60 metre aşağıda, tehlikeli kayalıkların arasında bulundu. Ekiplerin gösterdiği özveri ve profesyonellik, dağcı Yüksel Işık'ın ailesine ve sevenlerine büyük bir moral kaynağı oldu. Bu acı haberi duyanlar, Yüksel Işık'ın anısını yaşatmak için dualarını gönderdi.

Yüksel Işık'ın cenazesi, otopsi işlemleri için Hakkari Devlet Hastanesi'nin morguna sevk edildi. Bu üzücü olay, dağcılık sporunun risklerini ve güvenlik önlemlerinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Ayrıca, zorlu doğa koşullarına karşı her zaman hazırlıklı olunması ve acil durumlar için gerekli önlemlerin alınması gerektiğini vurguluyor.