Bilgi Üniversitesi kampüsü, bugün beklenmedik bir gerginliğe sahne oldu. Diploma dağıtım töreninin açılışında, rektör Yazgan’ın kürsüye çıkışı, öğrenciler tarafından doğrudan bir meydan okuma olarak algılandı. Sahneye ilk geldiği anda, öğrenci kitlesi ayağa kalkarak rektöre sırtlarını döndü. Bu hareket, başta şaşkınlıkla karşılanmış olsa da, kısa sürede yoğun ıslık ve destekleyici coşkuyla birleşti.
Protesto, “kayyum rektör” ifadesiyle duyurulan öğrenci talebi, mevcut yönetim biçiminin üniversitenin akademik özgürlüğüne ve geleceğine yönelik endişelerini dile getiriyordu. Tribünlerdeki aileler ve diğer katılımcılar, öğrencilerin bu duruşunu destekleyerek alkışlarla tezahürat yaparak protestoya dahil oldular. Rektör Yazgan’ın konuşmasının duyulma imkanı kalmaması, yönetim kararlarının öğrencilerin görüşlerini dikkate almadığı yönündeki algıyı pekiştirdi.
Durumun tırmanması üzerine, Prof. Dr. M. Ege Yazgan, konuşmasını tamamlayamadan kürsüyü terk etmek zorunda kaldı. Bu ani ayrılık, öğrencilerin direnişini daha da güçlendirdi. Salon, alkış ve ıslıklarla dolarken, rektörün bu tavırının, üniversitenin akademik kimliğine ve öğrenci özgürlüklerine yönelik bir ihlal olarak değerlendirildiği açıkça görüldü. Olay, üniversitenin temel değerleriyle çelişen bir durumun sembolü haline geldi.
Bu olay, daha önce İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde 21 yıldır görev yapmış Prof. Dr. Bülent Bilmez’in görevden alınmasıyla da birleşerek, üniversitenin yönetim yapısıyla ilgili ciddi soruları beraberinde getirdi. Olayın ardından, diploma töreni akademisyen ve öğrenciler tarafından gerçekleştirildi ancak, atmosferin gerginliği ve protesto devam etti. Bu durum, Bilgi Üniversitesi’nde rektörlük seçimlerinin ve yönetim politikalarının, öğrenci topluluğu tarafından nasıl değerlendirildiğini gösteren önemli bir kilometre taşı olarak tarihe geçti.”}**”**