Hatay’ın Dörtyol ilçesinde, uzun yıllardır çözülemeyen bir trajedi, portakal bahçesinin altında sessizce konuşmaya başladı. 2012’den beri ortadan kaybolan Selbi Uyğur’un sonunu bulma çabaları, yıllar sonra yapılan detaylı incelemelerle adeta bir perde kaldırdı. Portakal ağaçlarının gölgesinde bulunan ceset, bu karanlık hikayenin sadece bir parçası olduğunu gösterdi.
Olayın kökeni, 2011 yılında Mehmet Uyğur’un akarsu kıyısında bulunan cesediyle başladı. Bu ilk bulgunun ardından, Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma, zamanla bir zincirleme reaksiyonu tetikledi. 2018’de Mehmet Uyğur’un cinayetiyle ilgili olarak eşi Hatice Uyğur ve kayınbiraderi Yaşar T., başta şüpheli olarak gösterilmişti. Selbi Uyğur’un ise soruşturma boyunca nerede olduğu belirsizliğini koruyarak, bu karmaşık duruma bir katman daha eklemişti.
Adalet Bakanlığı’nın Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın devreye girmesiyle, soruşturma kapsamı genişletildi. Hatay, Mersin, İzmir ve İstanbul gibi şehirlerde yürütülen kapsamlı çalışmalar, uzun süren sessizliğin nedenlerini anlamak için ipuçlarını aramaya başlamıştı. Bu geniş çaplı inceleme, sadece geçmişteki olayları değil, aynı zamanda mevcut şüphelilerin ifadelerini de dikkatle değerlendirmeyi gerektiriyordu.
Sonunda elde edilen bulgular, 2011’deki cinayetin aslında Selbi Uyğur’un katili olmadığı, onun aslında Hatice Uyğur, Yaşar T. ve O.Ç. tarafından öldürüldüğü ortaya çıkardı. Şüphelilerin yönlendirmesiyle yapılan kazılar, yaklaşık 15 gün sonra kıyafet parçaları ve insan kemikleri buldu. Adli Tıp Kurumu’nun detaylı incelemesi, bu kemiklerin Selbi Uyğur’a ait olduğunu kesinleştirdi. Bu korkunç gerçek, uzun yıllardır bekleyen adaleti sağlamak için harekete geçilmesine zemin hazırladı. Hatice Uyğur ve Yaşar T., ‘tasarlayarak kasten öldürme’ suçlamasıyla tutuklandı ve adli süreç devam etmektedir.”}” title=