Erciş’in kalbinde, Kırgız Türklerinin tarihi mirasını yaşatan Ulupamir Mahallesi, 35. Yılı kutlarken aynı zamanda birliğin ve geleceğe dair umutların sembolü haline geldi. 1980’li yıllarda Afganistan’ın Pamir Yaylası’ndan göç ederek Türkiye’ye yerleşen ve günümüzde Türk dünyasının güçlü köprülerinden biri olan Kırgız Türklerinin düzenlediği 12. Ulupamir Kültür Şöleni, sadece bir kutlama etkinliği değil, aynı zamanda tarihsel bağların ve ortak değerlerin pekiştirilmesi için önemli bir platform oluşturdu.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu’nun katılımıyla renkli şölen, 1982’de Kenan Evren Cumhuriyeti döneminde Kırgız Türklerinin Türkiye’ye yerleştirilmesiyle başlayan hikayenin önemli bir dönüm noktası olarak konumlandırıldı. Etkinlik, sadece Kırgız Türklerinin kültürel kimliğinin kutlanmasıyla sınırlı kalmayıp, Türkiye ile Kırgızistan arasındaki stratejik ortaklığın ve Türk dünyası coğrafyasındaki rolünün de vurgulanmasına aracılık etti. Protokoldeki yerini alan figürlerin, Manas Destanı’nın okunması, çeşitli müzik ve dans gösterileri ile ulusal marşların çalınmasıyla ortak bir coşku içinde bir araya gelmeleri, birlik ve beraberliğin önemini bir kez daha ortaya koydu.

Kürşad Zorlu’nun konuşması, sadece Kırgızistan’ın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyeliği gibi uluslararası arenadaki başarılarını öne çıkarmakla kalmayıp, aynı zamanda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonu doğrultusunda Türk dünyası arasındaki iş birliğinin ne kadar kritik olduğunu da vurguladı. ‘Dünya beşten büyüktür’ söylemi, küresel adalet anlayışının ve Türkiye’nin bölgesel rolünün bir ifadesi olarak değerlendirildi. Atasözlerden örneklerle desteklenen konuşma, birlik ve dayanışmanın önemine dikkat çekerek, Türk dünyasının ortak hedeflere ulaşabilmesi için yapılması gerekenleri özetledi.

Şölenin sonuna doğru yapılan konuşmalarda, Kırgız atasözleri ve lider Rahmankul Han’ın anılması, sadece geçmişe saygı duymayı değil, aynı zamanda geleceğe dair umutları da besledi. Şölenin, Türk dünyası arasındaki iş birliğinin sadece bir başlangıç olduğunu, gelecekteki projelerin ve iş birliğinin daha da artacağını gösterdiği vurgulandı. 86 milyon yurttaşın ve bölgedeki diğer ülkelerin ortak hedefleri doğrultusunda ilerleyen Türkiye, Türk dünyası coğrafyasında önemli bir rol oynamaya devam edecek ve bu yolculukta Kırgız Türklerinin deneyimi ve mirası da önemli bir katkı sağlayacaktır.