İstanbul'un kalbindeki Bakırköy'de yaşanan olay, şehrin geleceğini ve kamu kaynaklarını sarsan büyük bir skandala dönüşmüş durumda. Capacity AVM'nin kaderi, ilk bakışta deprem tehlikesine karşı alınan bir karar ile karmaşık bir siyasi ve mali operasyonun içine çekilmiş. İddiaya göre, bu süreçte iddialı bir şekilde ‘İmamoğlu Suç Örgütü’ olarak adlandırılan bir yapının etkili olduğu, 5 milyon Euro’luk bir rüşvet talebinin gündeme geldiği ve ardından da AVM’ye 197 milyon TL’lik bir cezanın keyfi olarak kesildiği ortaya çıkıyor.

Olayın merkezinde, Bakırköy Belediyesi Meclis Üyesi ve İBB iştiraklerinden sorumlu İmamoğlu’nun danışmanı Ertan Yıldız (itirafçı), Bakırköy Belediye Başkanı Yardımcısı Ali Rıza Akyüz (tutuklu) ve Süleyman Atik gibi isimlerin yer aldığı bir ekip bulunuyor. Bu ekip, ‘İBB zor durumda, paraya ihtiyacı var’ diyerek rüşvet talebini meşrulaştırmaya çalışmış. Ancak, Avukat Mehmet İplikçioğlu’nun ifadesine göre, bu durumun ardında, 15 yıldır elde edilen gelirlere yönelik bir eleştiri ve 5 milyon Euro’luk bir destek talebi bulunuyordu. Bu talep karşısında ise AVM’ye yönelik haksız bir ceza kararı alınmış, bu da skandalın derinleşmesine neden olmuş.

Skandalın en ilginç ve şok edici yönü, ceza kesmek için sahtekarlık yapılmasıdır. Bakırköy Belediye Encümeni, Yıldız Üniversitesi’nden iki profesörün verdiği rapora dayanarak, AVM’nin “depreme dayanıksız” olduğunu belirterek 197 milyon TL’lik ceza kesmiştir. Bu durum, sadece rüşvetin değil, aynı zamanda sahtekarlığın ve kamu kaynaklarının kötüye kullanıldığının da kanıtı olarak ortaya konmuştur. Bu olay, ‘kimse bize hesap soramaz’ şeklinde bir güvenlik hissi yaratılarak, hukukun üstünlüğüne ve hesap verebilirliğe karşı bir meydan okuma olarak da değerlendirilmektedir.

Olayın perde arkasında, AVM’nin ruhsat tarihlerindeki farklılıklar ve belediye encümene gönderilen raporlar yer alıyor. 2004 yılında verilen ilk ruhsat, daha sonra bazı değişiklikler yapılarak 2007 yılında tadilat ruhsatına dönüştürülmüştür. Ancak, Bakırköy Belediye Encümeni, sahtekarlığı yaparak 2004 tarihli ilk ruhsatı kullanarak AVM’nin depreme dayanıksız olduğunu belirten bir rapor düzenlemiş ve böylece haksız bir ceza kesilmiştir. Bu durum, kamuoyunda büyük bir şaşkınlık ve tepki uyandırmıştır. Ayrıca, AVM sahiplerinin üniversiteye başvurarak durumu düzeltmeye çalışması, skandalın boyutunu daha da artırmıştır.