Yunanistan’ın saygın devlet televizyonu ERT, dün gece yayınlanan özel bir programda tarihin sayfalarından bir yaprak açtı. Programda, Yunanistan’ın Milli Mücadele döneminde Anadolu’da gerçekleştirdiği olaylarla ilgili, uzun yıllardır sessizliği koruyan bir itiraf ilk kez duyuldu. Bu itiraf, sadece siyasi arenayı değil, aynı zamanda uluslararası kamuoyunun dikkatini de üzerine çekti.
Programda Yunan siyaset bilimci Thanasis Diamantopoulos, Fransız devletinin geçmişte işlediği suçları kabul etmesi üzerine, benzer bir yaklaşımı Yunanistan’ın da benimsemesi gerektiğini savundu. Diamantopoulos, Yunanistan ordusunun Anadolu’da işlediği suçların resmen kabul edilmesinin, Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilerde bir dönüm noktası olabileceğini belirtti. Özellikle, Lozan Antlaşması’nın 59. maddesinde yer alan ve Yunanistan’ın Anadolu’daki faaliyetleri hakkında bilgi veren gerçeklerin, Yunanistan’ın resmi olarak tanımamasının, tarihsel bir adaletsizlik olarak görüldüğünü ifade etti.
Canlı yayında konuşan Diamantopoulos, Yunan ordusunun Milli Mücadele döneminde Türk halkına uyguladığı acımasız yöntemleri ve işkenceleri detaylı bir şekilde anlattı. Özellikle, cinsel saldırılar gibi insanlık dışı suçların, resmi olarak kabul edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, Yunanistan’ın bu konuda bir adım atmasının, uluslararası toplumun gözünde Türkiye’ye karşı daha adil bir yaklaşım sergileyeceği yönünde bir mesaj olacağını öne sürdü. Bu açıklamalar, Yunanistan’ın geçmişle yüzleşme konusundaki ilk adımı olarak değerlendiriliyor.
Bu tartışma, hem Yunanistan hem de Türkiye için önemli sonuçlar doğurabilir. Özellikle, Lozan Antlaşması’nın 59. maddesi, yıllardır tartışma konusu olmuş ve iki ülke arasındaki gerilmeye neden olmuştur. ERT’nin bu itirafı, bu tartışmayı yeniden alevlendirmesi ve çözüm arayışlarına katkı sağlaması beklentilerini artırmıştır. Bu durum, tarihsel hesaplaşmanın ve ulusal hassasiyetlerin önemini bir kez daha gözler önüne serdi.