Ankara'da merhum Deniz Baykal'ın eşi Olcay Baykal'ın naaşının son görevlendirilmesi, siyasi arenada beklenmedik bir gerilimin habercisi oldu. Karşıyaka Mezarlığı'ndaki Ahmet Efendi Camisi'nde gerçekleştirilen tören, CHP içindeki rekabetin acı bir tezahürü olarak öne çıktı. Katılımcılar arasında Kemal Kılıçdaroğlu, Önder Aksakal, Özgür Özel ve diğer önemli siyasi figürler yer alırken, atmosferde hissedilen gerginlik, olayların merkezine yerleşti.
Törenin en dikkat çekici anlarından biri, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ile Grup Başkanı Özel arasındaki zorlu tokalaşma oldu. İkili, protokol safında yaklaşık bir metre mesafe bırakarak gerçekleştirdikleri etkileşimi, partililerin ve basın mensuplarının gözleri önünde sergilediler. Bu mesafeli ve resmi yaklaşım, uzun süredir devam eden liderlik mücadelesinin somut bir göstergesi olarak yorumlandı. Aynı anda, Muharrem İnce'nin Kılıçdaroğlu'nun hemen yanında saf tutması, rekabetin boyutunu daha da belirginleştirdi.
Olayın tırmanma noktası ise gönderilen çelenklere damgasını vurdu. Hem Kılıçdaroğlu'nun hem de Özel'in çelenklerinde yer alan “CHP Genel Başkanı” ibaresi, partideki çift başlılık sorununu ve liderlik mücadelesini acımasızca ortaya koydu. Bu durum, CHP'nin iç dinamiklerinde yaşanan karmaşayı ve farklı liderlik anlayışlarının rekabetini gözler önüne serdi. Çelenklerdeki bu ifade, sadece bir protokol hatası değil, aynı zamanda partinin geleceğiyle ilgili önemli tartışmaları da beraberinde getirdi.
Törenin ardından, Kılıçdaroğlu ve Özel'in bu ikinci yüz yüze karşılaşması, daha önce Yargıdaki “mutlak butlan” kararı ile ortaya çıkan gerilimin bir sonucu olarak değerlendirildi. İkili, yaklaşık üç hafta önce başka bir cenaze töreninde de yan yana yer almışlardı. Bu durum, CHP'deki liderlik savaşının, en acı anlarda bile devam ettiğini gösteriyordu. Bu cenaze töreni, partinin geleceği ve liderlik yapısı hakkında önemli ipuçları veren, dikkatli analiz edilmesi gereken bir olayın sahnesi oldu.