İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi, bu hafta içinde Marmara Denizi'nin geleceğine dair kritik bir karar aldı. Saraçhane'deki belediye binasında toplanan Meclis üyeleri, özellikle Silivri ve Şile bölgelerindeki su kirliliği ve yaygın kötü koku sorunlarına yönelik, çevre gönüllülerinin ve halkın uzun süredir dile getirdiği endişeleri resmi olarak dile getirdi. Sultan Aşkın’ın önderliğindeki MHP’li meclis üyeleri, Biyolojik Arıtma Tesisi'ndeki iddiaları ve kimyasal atıkların rögarlara boşaltılması gibi konulara odaklanarak, acil bir değerlendirme çağrısında bulundu.

Aşkın'ın sunumu, Silivri Gümüşyaka Mahallesi'ndeki arıtma tesisinin atıkların doğrudan denize verilmesi ve kimyasal atıkların rögarlara izinsiz boşaltılması iddialarıyla birlikte, Marmara Denizi ekosistemine yönelik ciddi bir tehdidin altını çizdi. Bu durumun sadece o bölge halkı için değil, tüm Marmara Denizi'nin geleceği için felaket barındırdığı vurgulandı. Tartışmalı noktası, iddiaların doğruluğunun kanıtlanması ve bu tür olayların tekrar yaşanmaması için alınacak önlemlerin belirlenmesiydi.

Şule Hayal’in Şile'deki Karakiraz Deresi'ndeki kirlilik ve kötü koku vakasıyla ilgili önergesi ise, aynı zamanda İBB'nin çevre sağlığına yönelik yaptığı çalışmaların detaylı bir şekilde değerlendirilmesini talep etti. Karadeniz'e dökülen derenin kirliliği nedeniyle denize girilmesinin yasaklanması, halk sağlığına yönelik ciddi bir tehlike olduğunu gösterdi. Uzun süredir devam eden koku şikayetlerinin, halkın can güvenliğini tehdit etmeye başladığı ve acil çözüm gerektirdiği vurgulandı.

İki soru önergesi de Meclis üyeleri tarafından oy birliğiyle kabul edildi. Bu durum, İBB Meclisi'nin çevre sorunlarına duyarlılık gösterdiğini ve Marmara Denizi'nin korunması konusunda daha kapsamlı bir tartışma başlatması gerektiğini gösteriyor. Tartışmalı Beylikdüzü olayının da Meclis gündemine taşınması, yerel yönetimlerin çevre sorunlarına çözüm ararken işbirliğine ve diyalog kurmaya önem vermesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.