Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, çocukların geleceği için önemli bir adım atmış durumda. Yeni kanun teklifi, suça sürüklenen çocuklar üzerindeki mevcut yaklaşımı kökten değiştirerek, risklerin en başından itibaren ortadan kaldırılmasına odaklanıyor. Bakan Göktaş, bu konuda TBMM'ye sunulan detaylı önerilerle, çocukların korunması ve topluma yeniden kazandırılması için kapsamlı bir çerçeve oluşturmayı amaçlıyor.

Kanun teklifinin merkezinde, çocukların suça sürüklenmeden önceki riskleri tespit edip, bu riskleri minimize etme stratejisi yer alıyor. Bu strateji, adli sürece giren çocuklar için yargı kurumlarıyla ve diğer ilgili kuruluşlarla eşgüdümlü, etkili bir işbirliği mekanizması oluşturmayı hedefliyor. Bakan Göktaş, “Amacımız, çocuğun suça sürüklenmeden önceki riskleri, olduğu andan itibaren minimize etmek, ortadan kaldırmak” diyerek, bu yaklaşımın önemini vurguladı. Bu sayede, çocukların suça sürüklenmesini önleme ve olası bir suça sürüklenmenin etkilerini en aza indirme hedefi güdülüyor.

Yeni kanun, sadece suça sürüklenmeyi önleme yaklaşımını değil, aynı zamanda çocukların rehabilitasyon süreçlerini de destekleyecek mekanizmalar içeriyor. ‘Yönlendirici tedbirler’ maddesi, çocukların rehabilitasyonunu sağlayacak sosyal inceleme raporlarının düzenlenmesini öngörüyor. Bakanlık, çocuğun ailesi, okulu ve çevresiyle birlikte kapsamlı bir değerlendirme yaparak, çocuğun ihtiyaçlarına uygun destek ve rehberlik programları sunacak. Bu yaklaşım, çocuğun sadece suça sürüklenmesini engellemekle kalmayacak, aynı zamanda suça sürüklenmiş bir çocuğun topluma yeniden entegre edilmesini de sağlayacak.

Bakan Göktaş, velilere yönelik yeni bir yaklaşım da öngörüyor. Bağımlılık nedeniyle tehlike oluşturan 18 yaş altı çocuklar için zorunlu yatış ve tedavi süreçlerine dahil etme mekanizması yer alıyor. Bu süreçte, velilerin rızası gözetilmesine rağmen, çocuğun güvenliği ve iyiliği için zorunlu tedavi altına alınabileceği belirtiliyor. Ayrıca, velilere yönelik tazyik cezası uygulanması da öngörülüyor. Bu tazyik cezası, genellikle 3 günden 10 güne kadar sürebiliyor. Bu yaklaşım, velilerin sorumluluklarını bilinçli bir şekilde yerine getirmesine ve çocuklarının güvenliği için gerekli önlemleri almasına yardımcı olmayı amaçlıyor. Sonuç olarak, bu kanun teklifi, çocukların korunması, suçu önleme ve rehabilitasyon süreçlerini bir araya getirerek, çocukların geleceğine yatırım yapmayı hedefliyor.”}’t.