Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ukrayna'nın başkenti Kiev'de gerçekleştirilen kritik bir toplantının ardından, Avrupa'nın güvenliğine dair ciddi endişeleri dile getirdi. Özellikle Rusya-Ukrayna arasındaki devam eden çatışmanın Karadeniz bölgesine yayılma potansiyeli, uluslararası toplum için bir alarm zili oluşturuyor. Bakan Fidan, bu durumun, mevcut gerginliğin kontrol altına alınması ve barış sürecinin yeniden canlandırılması için acil adımlar atılması gerektiğini vurguladı.
Toplantıda, çatışmanın yayılması riskinin hala devam eden bir tehdit olarak değerlendirildi. Çeşitli diplomatik ve siyasi manevralar sonucunda gerilimin tırmandığı gözlemlenirken, Karadeniz'in stratejik önemi ve bu bölgedeki deniz trafiğinin güvenliği, en önemli hassasiyetler arasında yer aldı. Bakan Fidan, Rusya ve Ukrayna arasındaki mevcut anlaşmazlıkların, Karadeniz’in suları üzerinde barış içinde bir şekilde geçiş yapabilen limanları, tankerlerin ve balıkçı teknelerinin hedef alınması durumunda kabul edilemez bir durum olduğunu açıkça ifade etti. Bu durum, sivillerin hayatlarının tehlikeye girmesi karşısında tüm tarafların, sorumluluklarını yerine getirme zorunluluğunu vurguladı.
Bakan Fidan, Rusya ve Ukrayna arasında bir barış anlaşmasının sağlanabilmesi için güvenlik garantilerinin en kritik unsur olduğunu belirterek, bu garantelerin kapsamlı bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Özellikle deniz, kara ve hava unsurlarına yönelik güvenlik garantilerinin sağlanması, taraflar arasında güven ortamı oluşturmanın önündeki en büyük engel olarak görüldü. Türkiye'nin, bu konuda deniz unsurlarına liderlik yapma konusundaki kararlılığını dile getirerek, müttefikleriyle işbirliği içinde planlama çalışmalarına başladığını duyurdu. Bu stratejik ortaklık, Karadeniz'de güvenliğin sağlanması açısından hayati önem taşıyordu.
Son olarak, Bakan Fidan, İstanbul formatının devamlılığı ve farklı ülkelerden müzakerecilerin katılımıyla, taraflar arasında şeffaflık ve anlayışın artırılması gerektiğini vurguladı. Bu formatın, mevcut şartlarda da görüşmelerin sürdürülebilir bir zemin sağlamaya devam etmesinin önemli olduğunu, aynı zamanda ABD'li müzakerecilerin devreye girmesiyle birlikte, daha somut çözümler üretilmesi için çaba gösterildiğini ifade etti. Ancak, savaşın devam etmesi ve tırmanma riskinin artması, barış sürecinde daha fazla dikkatli olunması gerektiğini gösteriyordu.