Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Başkent Millet Bahçesi’nde gerçekleşen özel etkinlikle 15 Temmuz Demokrasi Zafer Bayramı’nı kutlarken, adeta bir dönüm noktası niteliğinde mesajlar verdi. ‘15 Temmuz’un aziz hatırası’ olarak kabul edilen bu anma, sadece bir vatan sevgisinin ifadesi değil, aynı zamanda Türkiye’nin geleceği için belirlenen bir stratejik hamle olarak değerlendirildi. Erdoğan, o geceki kahramanlığı ve milletin iradesini sergilemesini, ‘bir asır önce olduğu gibi’ bir meydan okuma olarak nitelendirirken, ‘kükremiş sel’e karşı duruşun, ‘biz kimseye zincir vurulmayız’ inancının bir yansıması olduğunu vurguladı.
Erdoğan’ın konuşması, ‘mankurtlar sürüsü’ olarak tanımladığı ihanetleri ve bu ihanetlerin yarattığı derin yaraları da ele aldı. ‘İhanet’, sadece bir eylemin veya kararın yanlış olması değil, aynı zamanda ahlaki değerlerden uzaklaşmanın, vicdanı ve şerefi tereddüt ettirmenin, devletin ve milletin geleceğini tehdit etmenin bir göstergesi olarak tanımlandı. Bu sürünün, ‘devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterler’ olduğunu belirterek, bu türden ihanetlere karşı duruşun ne kadar kritik olduğunu, ‘müttefik olunan toprakların güvenliği’ için nasıl önemli olduğunu ifade etti. ‘İhanet, bünyeyi saran sinsi bir virüstü’ diyerek, bu virüsün ortadan kaldırılması gerektiğini vurguladı.
Ancak Erdoğan’ın konuşması sadece geçmişteki tehditlere değil, geleceğe yönelik beklentilere de ışık tuttu. ‘Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa, kol-kanat germeye devam edeceğiz’ diyerek, Türkiye’nin mazlumların yanında durma sorumluluğunu, ‘müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere’ karşı duruşunu net bir şekilde ortaya koydu. ‘Barışın, huzurun, refahın olduğu ‘büyük ve güçlü Türkiye’yi’ inşa etme hedefiyle, ‘bir olacağız, beraber olacağız’ vurgusu yaparak, birlik ve beraberliğin önemini bir kez daha vurguladı. ‘15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu’nun diri olduğunu ve bu ruhun, ‘evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek’ olduğunu belirterek, Türkiye’nin geleceğine dair umudunu tazeledi.
<Erdoğan, konuşmasının sonunda terör örgütlerine karşı amade olmuş, kararlı ve sarsılmaz bir Türkiye’nin resmini çizdi. ‘Terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir’ diyerek, bu örgütlerin Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer olmadığına işaret etti. ‘Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete fazlasıyla sahiptir’ diyerek, Türkiye’nin gücünü ve kararlılığını bir kez daha ortaya koydu. ‘Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe, Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak’ diyerek, ittifakın önemini vurguladı. ‘Demokrasimiz bir daha kesintiye uğramayacak. Milli iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükümete kastedenler; bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek’ diyerek, demokratik değerlerin korunmasının önemini vurguladı.