İngiltere Parlamentosu'nun Kamu Hesapları Komitesi, İngiltere'nin en önemli simgelerinden biri olan Westminster Sarayı'na dair çarpıcı ve endişe verici bir değerlendirme yayınladı. Rapor, binanın mevcut durumunu ve karşı karşıya olduğu potansiyel tehlikeleri detaylı bir şekilde ortaya koyarken, sarayın geleceği hakkında önemli soruları da beraberinde getiriyor. Sarayın, özellikle restorasyon çalışmalarının sürekli ertelenmesi nedeniyle zamanla çökme riski taşıdığı vurgulanıyor.
Komite, binanın yüzyıllık tarihi boyunca yaşanan sayısız değişimin ardından günümüzdeki yapısı ve mimari estetiği, uzun vadede yapısal bütünlüğünü tehdit eden bir tehlike oluşturduğunu belirtiyor. Fransa'nın ikonik Notre Dame Katedrali'ndeki yangın vakasıyla benzer bir senaryo yaşanması ihtimali, sarayın korunması konusundaki aciliyetin altını çiziyor. Bu durum, sadece mimari bir sorunla değil, aynı zamanda kültürel ve tarihi bir kayıp tehlikesine de işaret ediyor.
Rapor, restorasyon maliyetlerinin de aldatıcı bir şekilde yüksek olduğunu ortaya koyuyor. İlk etapta 4'ten 2'ye indirilen restorasyon seçeneklerinin her ikisi de, binanın uzun vadeli sağlığını koruma konusunda yetersiz kalıyor. Tam bir restorasyonun 24 yıl süreceği ve 15,6 milyar sterlin maliyet taşıdığı ilk seçenek, parça parça restorasyonların ise 60 yıldan uzun bir süre alacağı ve 40 milyar sterlinin üzerinde bir bütçe gerektirdiği ikinci seçenek karşısında, yönetim açısından ciddi bir tercih yapılması gerekiyor. Bu durum, sadece finansal açıdan değil, aynı zamanda sarayın geleceği açısından da kritik bir karar oluşturuyor.
Komite, sarayın boşaltılması planlanan 2032 tarihine kadar geçici çalışma mekanlarının tamamlanmamış olma ihtimalini de vurgulayarak, Parlamento'nun faaliyetlerini sürdürme konusunda ciddi zorluklar yaşanabileceğini belirtiyor. Ayrıca, Lordlar Kamarası'nın 2032'de gerçekleşecek yeni yasama yılı açılış töreninde karanlıkta geçirme riskine de dikkat çekiyor. Komite Başkanı Geoffrey Clifton-Brown, bu durumu