Bölgedeki siyasi manzarada çalkantılı bir değişim yaşanıyor. Irak Başbakanı Ali el-Zaidi’nin son açıklamaları, uzun süredir devam eden ABD askeri varlığının sona ereceğini işaret ediyor. Bu stratejik dönüşüm, 30 Eylül 2026 tarihine kadar Irak’tan tüm ABD birliklerinin çekilmesini öngören yeni bir anlaşma ile gerçekleşecek. Bu hamlenin ardındaki karmaşık motivasyonlar ve bölgeye olan etkileri, uzmanlar tarafından yakından takip ediliyor.
Bu yeni dönemin başlangıç noktası, 2003’te Irak Savaşı’nın ardından ABD’nin bölgede kurduğu karmaşık askeri ve politik ağın sonlandırılmasıyla çiziliyor. O dönemde başlayan ve sonrasında farklı şekillerde devam eden operasyonlar, bugüne kadar birçok açıdan Irak’ın kaderini etkiledi. Şimdi ise, Irak hükümeti ve uluslararası toplum, bu uzun süren sürecin sonuna gelme ve yeni bir denge oluşturma fırsatını değerlendirmeye çalışıyor.
Anlaşmanın temel unsurları, IŞİD’e karşı yürütülen operasyonlara verilen desteğin sonlandırılmasına odaklanıyor. Ancak, bu sürecin arkasında yatan daha derin stratejik değişiklikler de var. Trump yönetimi döneminde yaşanan bölgesel önceliklerdeki değişim, Ahmed el-Şara ile kurulan yeni ortaklığın etkisiyle şekillenmiş. Şimdi ise, Irak’taki ABD varlığının azaltılması, bölgesel istikrarın sağlanması ve İran’ın etkisiyle mücadele etme stratejisinin bir parçası olarak görülüyor.
Bu önemli adımı atmakla birlikte, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemilere yönelik saldırıları ve ardından ortaya çıkan gerilimler, anlaşmanın arkasındaki temel itici güçlerden biri oldu. ABD-İran arasındaki bu yeniden başlayan savaş, bölgedeki güvenlik ortamını daha da karmaşık hale getiriyor. Ayrıca, Irak’taki ABD’nin askeri varlığının sonlandırılması, bölgedeki diğer aktörlerin stratejilerini de yeniden gözden geçirmesine neden oluyor. Uzmanlar, bu yeni dönemin, Irak’ın geleceği ve bölgedeki dinamiklerin belirlenmesinde kritik bir dönüm noktası olacağını öngörüyor.