Muğla’nın turizmdeki önemi ve beraberinde getirdiği yoğun talep, gıda güvenliği konusunda hassasiyetin artmasına neden oluyor. Gıda Mühendisleri Odası Muğla Temsilcisi Süreyya Kalkan, yaşanan bu durumun, sadece yerel halkın değil, Türkiye’nin turizm imajını da olumsuz etkileyebileceğine vurgu yaparak, bu konuda acil bir değerlendirme yapılması gerektiğini belirtti. Özellikle yaz aylarında, turistik bölgelerde artan gıda tüketimi, kontrolsüz üretim ve denetim eksikliği nedeniyle ciddi riskler barındırmaktadır.

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın verilerine göre denetimlerin sayısı artış gösterse de, piyasada sahte ve taklit ürünlerin yaygınlaşması, ALO 174 Gıda Hattı’na yapılan başvuruların artışı ve gıda enflasyonu, mevcut sistemin yetersizliğini açıkça ortaya koymaktadır. Bu durum, hem üreticileri hem de tüketicileri olumsuz etkileyerek, gıda güvenliği konusunda ciddi endişeler yaratmaktadır. Kalkan, Muğla gibi büyük bir turizm merkezinde, bu tür sorunların yaşanmaması için daha kapsamlı ve etkili denetimlerin yapılması gerektiğini savundu.

Kalkan’ın vurguladığı en önemli nokta, gıda denetimlerinin sadece sayısal artışıyla değil, aynı zamanda kalitesiyle de artırılmasıdır. Bu bağlamda, üretim ve denetim süreçlerinde yeterli sayıda uzman gıda mühendisinin görevlendirilmesi gerektiğini, etkin ve bağımsız bir kamu denetim sisteminin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca, taklit ve tağşişe yönelik yaptırımların caydırıcı hale getirilmesi, kamuoyunun düzenli ve şeffaf bir şekilde bilgilendirilmesi ve meslektaşların özlük haklarının korunması da Kalkan tarafından öncelikli olarak belirtilen konular arasındadır. Küçük işletmeler için Yetkilendirilmiş Gıda Danışmanlığı Sistemi’nin hayata geçirilmesi de önemli bir adım olacaktır.

Kalkan, Çalıştırılması Zorunlu Personel uygulamasına ve gıda mühendislerinin bu süreçteki rolüne de dikkat çekerek, bu personelin sadece bir imza değil, aynı zamanda gıda güvenliğinin en önemli güvencesi olduğunu vurguladı. ‘Taban ücret’ uygulamasının, meslek onurunu ve kamu yararını koruyan önemli bir denge unsuru olduğunu belirterek, gıda üretiminin insan sağlığıyla olan organik bağını ve bir ihmalin potansiyel sonuçlarını da hatırlattı. Bu nedenle, gıda mühendislerinin bu sorumluluklarını başarıyla yerine getirebilmeleri için gerekli koşulların sağlanması gerektiği altını çizdi.