Küresel enerji piyasalarında tansiyon yükselmeye devam ediyor. Goldman Sachs’ın dikkatli gözetimi altında, Hürmüz Boğazı’ndaki artan gerilimler, Orta Doğu’nun petrol arzının geleceği hakkında ciddi soru işaretleri yaratıyor. Bloomberg’in raporlarına göre, Basra Körfezi’ndeki ham petrol üretimindeki mevcut düşüş, zaten hassas olan piyasayı daha da zorluyor. Haziran ayında 10,5 milyon varilden fazla üretimin gerçekleşmemesi, toparlanma hedeflerine ulaşmayı ciddi şekilde engelleyebilir.
Analistler, son dönemde Orta Doğu üreticilerinin yeniden devreye getirmeye çalıştığı kuyuları eleştirirken, boğazdaki potansiyel sorunların üretimdeki ilerlemeyi yavaşlatma ihtimalini vurguluyor. ABD ve İran arasındaki gerilim tırmandıkça, Brent petrolün fiyatları kısa sürede 80 doların üzerine çıkarak piyasaları alarma geçirdi. Gemilerin boğazdan geçişi neredeyse imkansız hale gelirken, saldırılar zincirleme etkiler yaratma potansiyeli artıyor.
ABD Başkanı Trump’ın geçici barış anlaşmasını sona erdirmesi ve İran’ın petrol satışlarına yönelik muafiyeti iptal etmesi, gerilimi daha da körükledi. Ancak müzakerelerin tamamen kesintiye uğratılmaması, gelecekteki çözüm yollarının hala açık olduğunu gösteriyor. Goldman Sachs, son tanker saldırılarının boğazdan geçiş riskini her zamankinden fazla artırması nedeniyle armatörlerin temkinli davranacağını ve bu durumun petrol akışını olumsuz etkileyebileceğini tahmin ediyor.
Mevcut durumda Basra Körfezi’nden yapılan petrol sevkiyatı, savaş öncesi seviyelerin yaklaşık %70’ine gerilemiş durumda. Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması durumunda ise ilk 10 gün içinde sevkiyatın %80’e yaklaşması bekleniyordu. Ancak Goldman Sachs’ın öngörülerine göre, 60 günlük müzakerelerin devam etmesi, gemi işletmecilerine güvence verilmesi ve İran’a yönelik yeni bir muafiyetin sağlanması, temmuz sonuna kadar sevkiyatın toparlanmasını sağlayabilir. Bu senaryo gerçekleşmezse ise petrol akışı daha da düşebilir. Bu belirsizlikler, enerji piyasalarında önemli bir risk unsuru olarak karşımıza çıkıyor.