Buenos Aires'in kalbinde, göz alıcı bir suşi restoranının vitrininde sergilenen Fede ve Magui isimli iki Japon balığı, beklenmedik bir gelişmeyle hayatlarının akışını değiştirdi. Bu iki balık, uzun süredir ‘sermaye’ olarak kabul edilmiş, ancak ‘Boş Kafesler’ adlı hayvan hakları savunuculuk örgütünün açtığı davayla birlikte, mahkeme tarafından ‘hissedebilen canlı’ statüsüne kavuşturuldu. Bu olağanüstü karar, Arjantin’de hayvanların yaşam haklarına dair yasal zeminde yeni bir çağın başlangıcı olarak yorumlanıyor.
‘Boş Kafesler’ örgütü, Fede ve Magui’nin, yalnızca birkaç saatlik bir süreyle, güneş ışığını görmeyen, sürekli gürültü bombardımanına maruz kalan, yaklaşık 40 litrelik bir akvaryumda yaşamasına son vererek, hayvanlara yönelik ciddi bir kötü muamele örneği sergilendiğini savunmuştu. Bu durum, balıkların doğal yaşam koşullarından ve duyularından yoksun bir şekilde, yaşam hakkının temel prensiplerine aykırıydı. Mahkeme, örgütün hassas tespitlerini dikkate alarak, balıkların mevcut yaşam koşullarının kabul edilemez olduğunu kararlaştırdı.
Mahkemenin verdiği karar, Fede ve Magui’nin, saygın hayvan bakıcısı Carlos José Aga’nın gözetiminde, yaklaşık 2 bin 500 metrekarelik, daha geniş ve doğal bir akvaryuma taşınmasını sağladı. Bu yeni yaşam alanı, balıkların fizyolojik ihtiyaçlarını karşılayacak ve onların yaşam kalitelerini önemli ölçüde artıracaktır. Karar, balıkların sadece ‘sermaye’ olarak değil, aynı zamanda hak sahibi ve duyarlı varlıklar olarak kabul edilmesini sağlayarak, hayvan hakları hukuku alanında önemli bir emsal oluşturuyor.
Avukat Matías Trufero, bu kararın, daha önce ‘insan olmayan kişi’ statüsü verilen orangutan Sandra davası ile benzer bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Trufero, “Balık beslemenin yasal olarak suç teşkil etmediği doğrudur; ancak, hayvanların yeterli yaşam alanı, uygun bakım ve koruma olmadan yaşamaya devam etmeleri, Arjantin yasalarına göre kabul edilemezdir” dedi. Bu kararın, Arjantin’de ve diğer ülkelerde hayvan haklarının korunması için önemli bir kilometre taşı olduğu düşünülüyor.”}