Avrupa Birliği, kıtada yaşanan karmaşık krizlerin sıklığının arttığına işaret ederek, vatandaşlarına yönelik kapsamlı bir hazırlık planı sunuyor. Bu plan, olası bir acil durum senaryosunda bireysel dayanıklılığı artırmayı ve toplumun genel direncinin güçlenmesini hedefliyor. Komisyon, vatandaşların kendi başlarına ilk 72 saat boyunca temel ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için gerekli bilgileri ve önerileri içeren bir rehber yayınlayarak, kriz anlarında daha etkili bir müdahale için bir zemin hazırlıyor.

Yeni yayınlanan rehber, Avrupa'nın karşı karşıya olduğu artan risklerin (aşırı hava olayları, siber tehditler, güvenlik açıkları gibi) dikkate alınarak hazırlanmıştır. Rehber, ilk 3 gün boyunca vatandaşların kendi kaynaklarını kullanarak temel ihtiyaçlarını (gıdalar, su, barınma gibi) karşılamalarını önermektedir. Bu süreçte, kamu kurumlarının yardımlarını beklemek yerine, bireysel sorumluluk bilinciyle hareket edilmesi vurgulanmaktadır. Ayrıca, rehberde, hazırlık eğitimlerinin okul müfredatlarına entegre edilmesi, eğitimcilere yönelik özel bilgilendirme programlarının uygulanması ve engelli bireylerin de hazırlık sürecine dahil edilmesi gibi uzun vadeli stratejiler de yer almaktadır.

Rehberin yayınlanmasıyla birlikte, Avrupa Birliği, acil durum hazırlığını bir ortak hedef olarak belirlemiş ve 2027 yılından itibaren her yıl 23 Ekim'de ‘AB Hazırlıklılık Günü’ kutlama etkinliği düzenleme kararı almıştır. Bu gün, hazırlık çalışmalarının farkındalığını artırmayı ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmeyi amaçlamaktadır. İngiltere ve Japonya gibi ülkelerden de benzer önlemler alınması, Avrupa Birliği'nin bu yaklaşımını desteklemektedir. Özellikle İngiltere Savunma Bakanı Wes Streeting, aşırı hava olayları ve siber saldırılara karşı vatandaşların 3 günlük bir stok bulundurmalarını tavsiye etmiştir.

Japonya Afet Önleme'den sorumlu Bakan Goshi Hosono ise, evde en az 3 gün, tercihen bir hafta sürecek bir yiyecek, su ve hijyen malzemesi stoğu bulundurulması gerektiğini vurgulamıştır. Bu durum, Avrupa Birliği'nin hazırlık çağrısının küresel bir boyut kazandığını ve benzer risklere karşı hazırlıklı olmanın önemini bir kez daha ortaya koymaktadır. Bu rehber, vatandaşların acil durumlar için bilinçli kararlar almasına ve kendi güvenliğinin sorumluluğunu üstlenmesine yardımcı olacak bir araç olarak kullanılacaktır.