Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde, 21 Haziran’da yaşanan talihsiz bir olay, bir ailenin gözünü korkuttu. Bir araçla meydana gelen hafif bir trafik kazası, 3 yaşındaki E.H.Y.’nin hayatını tehlikeye sokarken, tedavi sürecinde yaşanan gelişmeler, ihmal iddialarını da beraberinde getirdi. Olay, çocuğun ilk müdahalesinin yapıldığı Dilovası Devlet Hastanesi’nde başlayan bir zincirleme sonucu, Kocaeli Şehir Hastanesi’ne uzadı ve aile, tedavi sürecinde önemli eksiklikler olduğunu savundu.

E.H.Y., kazanın ardından hızla Dilovası Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Burada yapılan ilk müdahale, durumunun ciddiyetine binaen hemen daha ileri bir tedavi ihtiyacını ortaya koydu. Ancak, çocuğun sağlık durumu hakkında yeterli değerlendirme yapılmadığı yönünde iddialar ortaya atıldı. Ailenin ifadelerine göre, gerekli tetkikler geciktirilmiş ve bu durum, çocuğun kritik bir noktada hayat mücadelesi vermesine neden oldu. Bu durum, sağlık hizmetlerinin sunulmasında yaşanan koordinasyon sorunlarının bir örneği olarak değerlendiriliyor.

Çocuğun durumu daha da kritik hale geldikten sonra, Kocaeli Şehir Hastanesi’ne nakledildi. Burada yapılan detaylı incelemelerde, çocuğun karaciğerinde ciddi bir iç kanama tespit edildi. Aile, bu durumun ilk müdahale sürecinde gözden kaçırıldığını ve hastane kayıtlarında usulsüzlükler bulunduğunu iddia etti. Bu iddialar, sağlık sisteminin hasta haklarına saygı gösterip göstermediği konusundaki tartışmaları alevlendirdi. Hastaneden resmi bir açıklama yapılmadı ancak, bu durumun, hastanede yaşanan süreçlerin ve iletişimin önemini bir kez daha gözler önüne serdi.

Baba T.Y., Cumhuriyet’e yaptığı açıklamada, kızının Kocaeli Şehir Hastanesi’nde geçirdiği zorlu süreci gözyaşlarıyla anlattı. Kızının yoğun bakımda üç gün boyunca yaşam mücadelesi verdiğini belirterek, yapılan kan tahlilleri ve ileri tetkiklerin karaciğerindeki iç kanamayı yeterince tespit edemediğini savundu. Ayrıca, çocuğun kanının alınmadığını ancak hastane sisteminde kan alınmış gibi kayıt bulunduğunu iddia ederek, bu durumun da detaylı bir şekilde araştırılmasını istedi. Bu iddialar, sağlık hizmetlerinin sunulmasında hasta bilgilerinin doğru ve güvenilir bir şekilde yönetilmesinin önemini vurguluyor.”}