Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunulan, AKP milletvekillerinin hazırladığı “Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” adeta çocuk hakları alanında dikkatleri üzerine çekti. Bu kapsamlı düzenleme, çocuk adalet sisteminin kökten dönüşümüne işaret ederken, içerdiği bazı maddelerle insan hakları savunucularının ve hukukun üstünlüğü ilkesini savunanların tepkilerini de beraberinde getirdi. Teklif, çocuklara yönelik cezaların sertleştirilmesi, infaz rejimindeki değişiklikler ve dijital takip mekanizmalarının kurulması gibi yenilikler sunarken, çocukların gelişimsel ihtiyaçlarını ve haklarını göz ardı eden bazı düzenlemelerle tartışma konusu oldu.
Teklifin temel unsurlarından biri, çocuklara verilen cezaların artırılması yönündedir. Özellikle 12-15 ve 15-18 yaş aralığındaki çocuklar için hapis cezasının alt ve üst sınırları yükseltilmiş, bazı suçlarda hakimlerin çocuk indirimi uygulamalarını kullanmama kararı alması öngörülmüştür. Bu durum, çocukların suç işlemelerinin ardındaki nedenleri ve gelişimsel özelliklerini dikkate almadan, cezalandırma odaklı bir yaklaşımı pekiştirme riski taşımaktadır. Ayrıca, 15 yaşını doldurmuş çocukların işlediği suçlar tekerrüre esas alınarak, ilerleyen yıllarda işledikleri suçlar için daha uzun süreli hapis cezaları verilmesi de ciddi bir endişe yaratmaktadır.
Teklifin en tartışmalı maddelerinden biri, çocukların dijital cihazlarının BTK ile Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından takip yazılımlarıyla denetlenmesine yönelik düzenlemedir. Bu uygulama, çocukların özel hayatın gizliliğini ihlal etme potansiyeli taşıyarak, onların gelişim süreçlerini olumsuz etkileyebilir. Hakim kararıyla bazı dijital platformlara erişimin engellenmesi ve dijital cihazların denetimi, çocukların bilgiye erişimini ve ifade özgürlüğünü kısıtlayabilir. Bu türden bir denetim mekanizmasının, çocukların suç işlemelerinden korunması yerine, onları daha karmaşık ve tehlikeli dijital ortamlara maruz bırakma riskini de beraberinde getirdiği unutulmamalıdır.
Teklif, çocuk hükümlülerin infaz sisteminde de önemli değişiklikler öngörmektedir. Çocuklar artık doğrudan çocuk eğitimevlerinde cezaya başlamayacak, öncesinde kapalı ceza infaz kurumlarında kalacaklardır. Bu durum, çocukların rehabilitasyon süreçlerini ve topluma yeniden entegrasyonlarını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, öldürme, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, uyuşturucu ticareti ve örgüt suçlarında mevcut infaz avantajının kaldırılması, bu suçlardan hüküm giyen çocukların cezaevinde daha uzun süre kalmasına neden olacaktır. Ek olarak, sosyal inceleme raporu alınması zorunlu hale getirilmesi ve bu rapor olmadan hazırlanan iddianamelerin mahkeme tarafından iade edilmesi, çocukların adalet sistemine erişimini ve savunma hakkını engelleyebilir.