Adıyaman'ın Merkez ilçesi Barbaros Mahallesi'nde meydana gelen yıkıcı olay, hayatın acı bir şekilde kesildiği bir tabloya dönüştü. 6 Şubat'taki Kahramanmaraş merkezli deprem felaketinin ardından, Akgül Apartmanı'nın çöküşü, 15 masum insanın canına mal olmuş, 4 kişi ise yaralanmıştı. Bu trajik olay, Memet Akgül ve Yusuf Bozat isimli yapı sahiplerinin yargılandığı davada önemli bir perdeyi oluşturuyor.
Cumhuriyet Başsavcılığı'nın açtığı davada, sanıkların “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçlamasıyla 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası talep ediliyor. Ancak, davanın 2’nci duruşmasında talep edilen bilirkişi raporu, 6 celse boyunca bekletilmiş ve yaklaşık bir yılın tamamı geçmesine rağmen hala dosyaya dahil edilmemişti. Bu durum, adalet arayışında yaşanan gecikmeyi daha da derinleştiriyordu.
Mahkeme salonunda bulunan depremde yakınlarını kaybedenlerin ve avukatların katılımıyla başlayan 8’inci duruşma, beklenen bilirkişi raporunun gelmemesi nedeniyle önemli bir aksaklıkla sonuçlanmıştı. Mahkeme Başkanı, sanıkların kusur durumunun net bir şekilde tespit edilebilmesi için raporun acilen tamamlanmasını vurgulayarak, sürecin ne kadar kritik bir noktada olduğunu ifade etti. Müşteri avukatlarından Yusuf Özperçin, raporun gecikmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek, dosyanın ivedilikle tekerrür ettirilmesini talep etti.
Avukatların çağrışımları üzerine mahkeme heyeti, bilirkişi raporunun beklenmesine ve raporun mevcut durumunun derhal sorulmasına karar verdi. Bu karar sonucunda, dava 19 Ekim tarihine ertelendi. Akgül Apartmanı davası, uzun süren bekleyişlerin ardından adeta bir sonuca ulaşma yolunda önemli bir kilometre taşına ulaşılamamasıyla, adaletin ne kadar geciktiğinin ve bekletilmenin ne denli acı sonuçları olabileğinin somut bir örneği olarak kalıyor.