TBMM Genel Kurulu, bugün kritik bir oturumla karşı karşıya kaldı. Başkanvekili Pervin Buldan'ın liderliğindeki Meclis, kamu kaynaklarının etkin yönetimi ve hukuki süreçlerle ilgili önemli bir tartışma platformu sunarken, Türkiye-Irak petrol boru hattı konusundaki uzun süredir devam eden ihtilaflar yeniden gündeme geldi. Beklenen tartışmaların merkezinde, 2011'de imzalanan anlaşmaların sonuçları ve bu süreçte kamu zararı olup olmadığı sorusu yer alıyordu.

CHP ve İYİ Parti'nin ayrı ayrı sunduğu Meclis Araştırması önerileri, Türkiye'nin Irak'a ödemiş olduğu 1,47 milyar dolarlık tazminat kararının detaylarını incelemeyi ve bu kararın ardındaki olası sorumluları tespit etmeyi amaçlıyordu. Ancak, AKP ve MHP oylarıyla bu öneriler reddedildi. Önergeyi reddedenlerin gerekçeleri arasında, tahkim sürecinin henüz tamamlanmaması ve kesinleşmiş bir tazminat kararının bulunmaması yer alıyordu. Muhalefet cephesinden ise, Paris İstinaf Mahkemesi'nin Türkiye'nin itirazını reddettiği ve kamu zararının araştırılması gerektiği savunması dikkat çekiyordu.

Konuşmalarda, özellikle Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun, tazminatın büyüklüğünün 3 ila 3,5 milyar dolara ulaşabileceği ve bu paranın 86 milyon vatandaşın yüküne düşeceği iddialarıyla dikkat çekti. Olgun, tahkim sürecinde Türkiye'ye zarar verenlerin kim olduğunu ve ihale süreçlerinin neden şeffaf olmadığına dair sorular sordu. Ayrıca, ‘Powertrans’ adlı şirketin kuruluşunda yer alan Singapur merkezli fon şirketleri, Kuzey Irak bağlantılı ortaklık yapıları ve ‘off shore’ organizasyonları gibi iddiaları gündeme getirerek, sürecin şeffaflığı konusunda ciddi eleştirilerde bulundu. Merkez Bankası bilançosundaki 75,4 milyar Türk Lirası tutarındaki alacak konusuna da değinerek, bu alacağın uzun yıllardır tahsil edilememesi ve kamu zararına yol açması gerçeğini vurguladı.

DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, 2011 tarihli Bakanlar Kurulu kararının, Türkiye'nin tazminata mahkum edildiğini ve sorumluların bu karara imza atan bakanlar olduğunu savundu. Bozan, tahkim mahkemesinden çıkan kararın dayanağının bu Bakanlar Kurulu kararı olduğunu ve bu kararın sonuçlarını 86 milyon yurttaşın ödemesi gerektiğini vurgulayarak,