Dünya futbolunun en heyecan verici şöleni olan Dünya Kupası yarı finalinde İspanya, adeta bir futbol fırtınası etkisiyle sahneye çıktı. Fransa ile oynadığı müsabakada sergilediği üstün futbolla rakibini 2-0 mağlup ederek final biletini kapmasında tuttu. Bu zafer, İspanya'nın turnuva boyunca sergilediği üstün taktiksel anlayışın ve bireysel yeteneklerin birleşimiyle elde edildi.
Maçın ilk yarısında 22. dakikada İsair İozana Oyarzabal'ın attığı golle soyunma odasına giren İspanya, ikinci yarıda 58. dakikada Pedro Porro'nun golüyle skoru 2-0'a uzattı. Bu goller, sadece skorun değil, aynı zamanda İspanya'nın oyun içerisinde sergilediği baskının da bir sonucuydu. Rakibin savunmasını sürekli zorlayan, topu kontrol eden ve yaratıcı paslarla gol pozisyonları üreten İspanya, maçın kontrolünü elinden bırakmadı.
İspanya'nın bu galibiyeti, sadece final biletine değil, aynı zamanda futbol tarihine de adını altın harflerle yazdıran bir başarıya dönüştü. Özellikle son 36 karşılaşmada 27 galibiyet, 9 beraberlikle ayrılan İspanya, tarihindeki en uzun yenilmezlik serisine 37 maçlık bir sürede ulaştı. Bu yenilmezlik serisi, İspanya'nın futbol dünyasındaki güvenilirliğini ve üstünlüğünü bir kez daha kanıtladı.
Şimdi tüm gözler, İspanya ile Arjantin veya İngiltere arasında 19 Temmuz'da New Jersey'de oynanacak final maçına çevrilmiş durumda. İspanya'nın bu kritik karşılaşmada da aynı taktiksel yaklaşımı sürdürüp sürdürümediği ve finalde zirveye ulaşabilecek mi göreceğiz. Ancak bir şey kesin: İspanya, Dünya Kupası'nda gösterdiği performansla futbol dünyasının konuştuğu bir isim haline geldi.