2016 yaz gecelerinin karanlığında, ulusun geleceği tehlikeye atılmıştı. Bir iç ihanet, devletin en değerli varlıklarına karşı yöneltilen acı bir saldırı olmuştu. Osuzsuz bir millet olarak, o gece kimsenin unutamayacağı bir direniş sergilemiştik.

Yargı ve askı kurumlarının titiz incelemeleri, o dönemin şok edici boyutunu ortaya koyuyor. Devletin kendi halkına karşı silahlanması, ahlaki sınırları zorlayan ve ülkenin geleceğini karartan bir ihanetin tüm işaretleriydi. O gece, Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsızlığına ve güvenliğine yönelik organize bir saldırı girişimi yaşanmıştı.

Genelkurmay Başkanlığı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan detaylı analizler, kalkışmanın sadece bir ayaklanma olmadığını, aynı zamanda çok kapsamlı bir stratejik planın parçası olduğunu gösteriyor. Amaç, siyasi istikrarsızlığı körükleyerek, ülkenin yönetim yapısını değiştirmek ve halkın iradesini etkisiz hale getirmekti. Bu planın başarısızlığı, milletimizin kahramanlığını ve dayanışmasını ortaya koymuştur.

15 Temmuz, Türkiye’nin en karanlık dönemlerinden biri olarak tarihe geçmiş, ancak aynı zamanda milletimizin birlik ve beraberliğinin en güzel örneğini sergilediği bir zafer günüdür. Bu vesileyle, o gece gösterilen kahramanlığı ve vatan sevgisini bir kez daha saygı ve minnetle anıyoruz.