Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Suudi Arabistan’ın güney cephesinde yaşanan ve bölgesel istikrarı tehdit eden saldırıyı, uluslararası arenada güçlü bir şekilde ele aldı. Bu olayın, özellikle egemenlik hakları ve toprak bütünlüğü gibi temel prensiplere doğrudan aykırı olduğunu vurgulayarak, Suudi Arabistan’la dayanışma içinde olduğumuzu açıkça ifade etti.

Açıklamada, ulusal güvenlik çıkarlarımızın her zaman ön planda tutulması gerektiği ve bölgesel gerginliklerin daha da artmaması için dikkatli bir diplomasi anlayışının benimsenmesi gerektiği belirtildi. Türkiye, bu hassas ortamda, ihtilafların barışçıl yollarla çözülmesini ve bölgesel istikbarın sağlanmasını hedefleyen çabalarını sürdürmeye devam edecektir.

Yemen’deki İran destekli Husi gruplarının, Suudi Arabistan’ın stratejik öneme sahip Abha havalimanını hedef aldığı saldırı, güvenlik güçlerimizin alarm durumuna geçmesine ve hava savunma sistemlerinin devreye girmesine yol açmıştır. Bu tür provokatif eylemlerin, barış sürecini zedeleyebileceği ve bölgesel güvenliği sarsabileceği vurgulanmıştır. Saldırının sorumlulara karşı gerekli tüm hukuki süreçlerin işletilmesi ve benzer olayların tekrarlanmasının engellenmesi çağrısında bulunulmuştur.

Türkiye, uluslararası toplumla işbirliği içinde, bu tür saldırıların temel nedenlerini ortadan kaldırmaya yönelik çalışmaların desteklenmesi gerektiğine inanmaktadır. Bölgesel istikrarın sağlanması, ulusal güvenlik ve dış politika hedeflerimizle doğrudan bağlantılıdır. Bu doğrultuda, Türkiye, diyalog ve diplomasi aracılığıyla barışın tesis edilmesi ve terörün önlenmesi için kararlı bir şekilde çalışmaya devam edecektir.