TBMM Genel Kurulu, yatırım fonları ve borsa hisselerindeki tartışmalı manipülasyon iddialarına dair bir dönüm noktasına geldi. YENİ Parti’nin meclise sunduğu, yatırımcı zararlarını ve bu tür şüpheli faaliyetlerde bulunan kurumların hesap verebilirliğini sorgulayan araştırma önergesine, AKP ve MHP’nin ret oyu vermesi, konunun kamuoyunda daha da dikkat çekmesine neden oldu.

YENİ Parti’nin Denizli Milletvekili Şeref Arpacı’nın önerge üzerine yaptığı çarpıcı değerlendirmeler, konunun derinliğini gözler önüne serdi. 17 Eylül’de yedi önemli portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiyesine karar verilmesinin ardından başlayan süreçte, 80 milyar dolar değerinde hisse kaybının yaşandığı iddiaları dile getirildi. Arpacı’nın, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamalarındaki eksiklikleri vurgulayarak, soruşturmada siyasi bağlantıların araştırılmadığını savunduğu konuşması büyük yankı uyandırdı. Ayrıca, Ergun’un gözaltına alınması ve bu durumun soruşturmanın yönünü etkileyip etkilemediği konusundaki sorular da gündeme geldi.

Konuşmasında, Takasbank Genel Müdürü Yunus Arıncı, SPK Başkanı Mahmut Sütcü ve BIST Genel Müdürü Korkmaz Eren Ergun’a yönelik suçlamaları yeniden hatırlatarak, Ergun’un suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak ve rüşvet almak suçlamalarıyla gözaltına alındığını belirtti. Arpacı, bu suç örgütünün lideri kim olduğunu sorarak, iktidarın sorumluluktan kaçınması konusundaki eleştirilerini sert bir şekilde dile getirdi. Aynı zamanda, haberleri paylaşan gazeteciler Mustafa Balcı ve Şaban Sevinç’in tutukluluğu da tartışma konusu haline geldi.

Arpacı’nın, Tera Yatırım’ın THF fonundan BIST 30 Endeksi içindeki likit hisseleri alması ve Özata Denizcilik’te yaptığı hisse alım satım işlemlerine ilişkin soruları, konunun karmaşıklığını ve yatırımcılar üzerindeki potansiyel etkilerini ortaya koydu. Ayrıca, Fatma Betül olarak adlandırılan bir yatırımcının 163 milyon liralık kayıp yaşadığı ve bu paranın geri ödenmesi gerektiği iddiası, konunun finansal boyutunu da gözler önüne serdi. Önergenin reddedilmesi, konunun daha derinlemesine araştırılması için bir fırsat yaratırken, iktidarın konuyu görmezden gelme tutumu eleştirilere yol açtı. Yüksel’in açıklamaları ise, fonlardaki tasfiye ve ödeme süreçlerini detaylandırarak, yatırımcıların haklarını koruma çabalarını vurguladı.